KÖPEKLERDE STRES

Stres organizmanın beyin ve bedensel faliyetlerinin normal çalışması üzerine etkili olan her türlü iç yada dış etmeni ve bunların neden olduğu fizyolojik değişiklikleri  ifade eder.Strese organizmanın verdiği t epki çoğunlukla duygusal olmaktadır. (belirsiz yada sosyal olarak yerini bulamama) Bu etki strese neden olan etkinin azalması yada ortadan kalkmasıyla azalır yada tamamen kaybolabilir. Ayrıca tekrarlanan deneyimler sonucunda da (eğitim gibi) bu etki azalabilir.

Sresin nedenleri

  1. Hastalıklar
  2. sıcak
  3. soğuk
  4. egzersiz
  5. köpek döğüşleri
  6. gebelik
  7. emzirme
  8. büyüme olarak bölümlendirilebilir.

Stresin azı zararlı olmadığı gibi uyum mekanizmalarını güçlendirdiği için yararlı dahi sayılabilir. buna EUSTRES adı verilir. Stresin daha fazlası ise zararlı olur ve bunada DİSTRES adı verilir. Distres vucutta başlıca protein ve C vitamini olmak üzere muhtemelen tüm besin maddelerinin emilimii azaltır. Bağışıklık sisyemini baskı  altına alır ve hastalıkların ortaya çıkmasını yada yeni hastalıklara yakalanma riskini artırır. Stresin varlığı sres etmenlerinin varlığının zamanla uzaması sonucu azalabilir hatta tamamen yok dahi olabilir. /strese alışma)Bu düzelme sırasında tekrarlanan stres faktörleri stresin tekrar oluşmasına neden olabilir. (Eğitimde olduğu gibi). Bu durum belirli bir isteği n yapılmasını sağlamak için telore edilebilir stresle karşı karşıya bırakmak şeklinde açıklanabilir.Bunun tersine azalmakta olan stresin tam iyileşmeden tekrarlanması kötüye giden bir stres tablosu oluşturur. bu biriken stres olarak da adlandırılır. Buraya kadar kısaca şunu diyebiliriz. Köpeğinize yada kedinize eğitim veriyorsunuz ve ona otur komutunu oğretmeye çalışıyorsunuz. Bu çalışama dostunuz için bir stres nedenidir. ve anlayamadığı bu yeni komut ve olaylar onun strese girmesine neden olur. bir süre sonra dostunuz size karşı ilgisini keser. Bu durumda yapılamsı gereken stresin ortadan kaklasını beklemek yani eğitimi bir süre ara vermektir. dostunuzun ilgisi tekrar düzeldiğinde onunla kaldığınız yerden devam edebilirsiniz ki eğitiminde bu sefer daha hızlı öğrendiğini göreceksiniz. Stres durumunda tekrar etmenin sadace dostunuza zararı vardır.

Stresin belirtileri

EUSTRES ORTA STRES,DİSTRES CİDDİ DİSTRES
Havlama Hırlama Sessizlik
Atiklik Dikkatin dağılması Tepkisizlik
İyi itiat İtiatsizlik Hissizlik
Canlılık Rahatsızlık vermek Depresif
Sevgiyi isteme Sevgiyi istememek Sevgiyi reddetme
İyi koşma Kötü koşmak Görevden kaçmak
Çabuk iyileşme Geç iyileşmek Koşmamak
İyi kondüsyon Hafif dehidrasyon Dehidrasyon
İyi su içme Az su içme Suyu reddetme
İyi yem tüketme Az yiyecek tüketme Yiyeceği reddetme

 Distresin 3yada daha fazla belirtisini gösteren hayvanlarda performans seviyesi 5 üzerinden 1 dir di stresin 1-2 belirtisinin seviyesi 1-1,5 orta düzeyde distres belirtileri gösterenlerde 2-3 arasındadır eustres durumundaysa performans 3,5-5 arasındadır.

kaynak: Prof.dr.A.ERGUN ve Doc.Dr.Ö.H.MUĞLALI Köpek ve kedi besleme ve hastalıkları adlı kitabı

Köpek Isırmalarına Engel Olma

Bu durumun birkaç açıklaması olabilir:

1-Köpek o sıralarda oluşan bir olay nedeniyle insanlara karşı agresyon sergilemektedir, karşısına siz çıkmışşınızdır.
2-Köpek herhangi bir nedenle ortaya çıkan, uyarılan dürtülerinin esiri olarak kendini saldırmak zorunda hissediyor olabilir.
3-Belki sizin bir hareketinizi yanlış an1amış, belki de daha evvel benzeri bir hareketten dolayı zarar görmüştür.
4-Bazen de görünümü veya kokusu size benzer biriyle hoş olmayan bir anısı olabilir.
5-Ya da sizi anlamasına engel bir rahatsızlığı vardır.
6-Çok nadiren hiçbir şekilde izah edemeyeceğimiz sebeplerden dolayı da ısırabilirler.

Bu nedenle köpeğinizin başkasını, başkasının köpeğinin de sizi ısırmasına engel olabilmek için alınması gereken bazı tedbirler şunlardır:

1-Düşük derecede agresyon özelliklerine sahip ve çocuklarla iyi anlaşan bir köpek ırkı seçin.
2-Alacagınız köpek fiziki ve kişisel yapısı ile aile yapınıza uygun bir köpek ırkı olmalıdır.
3-Köpeğinizi insanlara ve diğer köpeklere sosyalize edin, zekasının gelişmesi için uyaranların bol olduğu bir çevre ortamında büyütün.
4-Köpek sosyalizasyon dönemindeyken ağznın içi dahil olmak üzere, her yanının farklı kişiler tarafindan ellenmesini sağlayın.
5-Yavruyken oyun amacıyla elinizi ısırmasına izin vermeyin.
6-Gerekirse köpeğinizi kısırlaştırın.
7-Köpeğinize komut eğitimi verin.
8-Daha yavruyken ağzındaki ve önündeki yemeği almaya çalışın.
9-Köpeğinizi tasmaya alıştırın ve tasmasız gezdirmeyin.
10-Köpeğinizin serbest dolaşmasına izin vermeyin.
11-Görev köpekleri haricindeki köpeklere saldırı eğitimi vermeyin.
12-Uyuyan veya yemek yiyen köpege fazla yanaşmayın.
13-Elinizde yiyecek varsa dikkatli olun.
14-Yaralı bir köpeği kaldırmaya çalışmayın.
15-Pusuda veya savunmadaki köpeğin arkasından yanaşmayın.
16 -Bir köpek ya da kedi kavgasını çıplak elle ayırmaya çalışmayın.
17-Yavruları olan bir köpeğe yanaşmayın.
18-Tanımadığınız bir köpegin oyuncağını ya da yemeğini almaya çalışmayın.
19 -Köpeğinizi sert oyunlara alıştırmayın ve buna izin vermeyin.
20 -Kendi bölgesinde veya araba içindeki tanımadığınız köpeğe yanaşmayın.
21 -Bir eşyaya bekçilik etmekte olan köpeğe fazla yaklaşmayın.
22 -Tanımadığınız hayvanları sevmeye kalkışmayın.
23 -Dost gibi görünse de emin olmadığınız hayvanların kafasını, ayaklarını ve kuyruğunu ellemeyin.
24-Karşılaşma anında mümkunse korktugunuzu belli etmeyin ve kendi kendinize korkmadığınızı telkin edin.
26-Yine karşılaşma anında hiç umursamıyor gibi, ona bakmadan sakin ve emin adımlarla uzaklaşın.
27-Tanımadığınız hayvanın önünde ani hareketler yapmayın ve kendi köpeğinize bile aniden yanasmayın.
28-Durup dururken köpekten kaçmayın.
29-Çığlık atmamaya çalışın,çünkü çığlık onu iyice heyecanlandırır.

KÖPEKLER NİYE HAVLAR

Köpeklerin ataları ve vahşi  köpeklerde havlama görülmez havlama evcilleşmeyle köpeklerin  kazandığı bir özellik. peki köpekler neden havlar ?

Vahşi köpekler havlamazlar ve birbirleriyle iletişimleerini salgıladıkları kokular yaptıkları hareketler ve Ulamalarla sağlarlar. Öyleki bir avın varlığını yada ava çıkılması gerektiğini ve avın nerede avlanacağını kendi bölgelerini çiftleşme isteklerini bebeklerin kime ait olduğunu hep bu davranışlarla birbirlerine anlatırlar. Çoğu kişi bu davranışları bir konuşma olarak kabul etmez. ama ne hikmetse insanlardaki beden dilini de konuşma özürlü insanlarınızın yada görme özürlü arkadaşlarımızın iletişim şeklini bir konuşma kabul ederler. Esasen bu ayrım köpeklerin yada daha genellersek hayavanların zeka düzeyini küçük görmemizden kaynaklanır belkide. Sebebi her ne olursa olsun sonuçta konuşma bizim iletişimimizin temel taşıdır. herne kadar konuşurken kullandığımız diller birbirinden farklı olsada insan oğlu konuşurken çikardığı seslerin akustik ölçüleri birbirine oldukça yakındır. yani ister ingilizce konuşun istrer çince konuşun çıkardığınız sesin akustik ölçüsü hemen hemen aynı oluyor.

Hayvanlardaki davranış şekillerini inceleyen bilim adamları son zamanlara kadar havlama konusunda “köpeklerin çıkardıkları gelişi güzel sesler” fikrine sahipti  Bunun nedeni vahşi köpek türünün (kurtlar, tilkiler, çakallar ve benzerleri) haberleşmek için havlama yöntemine pek başvurmamalarıydı. Çünkü vahşi köpekler haberleşmede ulamak yada ağlargibi sesler çıkasrmak gibi karmaşık bir akustik ses  düzenini kullanıyorlardı havlamak bu ses düzeninde oldukça basit kalıyordu. Havlamak yetişkin köpeklerde bir saldırganlık ifadesiydi. yavru ve genç köpekler için havlamaksa oyun esnasında meydana geliyordu

Şimdi konumuza dönelim köpekler niye havlar. Vahşi dostları havlamadığına göre bu sesi çıkarmalarının nedeni ne Bunu merak eden bilim adamları değişik durumlarda köpeklerin ve kurtların seslerini kaydedip bunların uzunluk, frekans uzunlukları ve tonalite açısından incelediler. Bu araştırmadan ilginç sonuçlar elde ettiler.

Kurt havlamaları genellikle kısa, hırlama şeklinde ve atonal yapıdayken  köpek havlamaları armonik sesler ve değişik uzunlukta frekanslar açısından daha değişkendi. Dahası , karakteristik akustik özellikler  spesifik davranışlarla alakalıydı Oysa daha müzikal havlamalar pozitif sosyal ilişkilerde ortaya çıkıyordu.

Yani köpekler değişik durumlarda farklı frekanslarda sesler çikarıyorlardı. yine yapılan başka bir araştırmada köpek beslememiş insan gurubuna köpeklerin değişik ortamlarda ve davranışlarda çıkartıkları havlama sesleri dinletilerek insanlara o an köpeğin ne anlatmak istediği yada yaptığı soruldu . alınan sonuçlar oldukça ilginçti hayatında hiç köpek bakmamış insanlar bu sesleri dinlemekle köpeklerin ne yaptıkları hakkında büyük oranda doğru tahminde bulunmuşlardır. Bunun nedeniyse aynı durumlarda insanların çıkarıkları sesin akustik bakımdan birbirine çok yakın olmasından kaynaklanıyordu. Yani köpekler havlayarak insanlarla iletişim kurmaya çalışıyor. tıpkı çince bilmeyen bir insanın çinde iletişim kurmaya çalışması gibi. 🙂

Köpekler neden ot yer ?

Köpeklerde ot yeme tıpkı kedilerde olduğu gibi pek çok sebebin sonucu dur.

Pek çok inanışa göre köpekler mideleri ağrıdığı zaman ot yerler. Pek çok veteriner hekimde bu düşüncede olmasına rağmen gastrit hastası köpeklerin tamamı ot yemez. buda ot yeme sebebini tek başına karın ağrısına bağlamanın yanlış olduğunu gösterir.

keza tamamen sağlıklı olupta bulduğu her otu yiyyen köpeklerin olduğunuda unutmamak gerekir.

Köpekler sindirim sistemlerini düzeltmek için ot yediklerini varsayarsanız. aklımıza hemen heredot tarihinde iranın doğusunda yaşadığı düşünülen bir topluluk gelir ki bu topluluk haftada bir bazı otları yiyerek kusma ve ishal olma yoluyla sindirim sistemlerini temizlerlerdi. Acaba köpeklerde kedilergibi simdirim sistemlerini temizlemek için mi ot yiyorlar.

Köpekler kedilerin tersine ot yedikden sonra kusmazlar. (bu arada kusamayan tek hayvanın at olduğunuda yeri gelmişken söyleyelim.) Yada en azından kusmak için ot yemezler.

Köpeklerde ot yemenın temel nedeni esasen pika yada alışkanlıklardır. özellikle bu tür alışkanlıklar köpek daha küçükken oyun esnasında elde edilir. yavruyken ruzgarın kıbırdattığı bir yaprak yavru köpek için jhem ilgi çekici hem oyun aracı hemde bir av fenomenidir.

Yavru köpek daha gözlerini ilk açtığı andan itibaren yaprakların ve otların tadını alır ve çoğu zaman av dürtüsüyle bunları yer ve bu işlem bir alışkanlık haline gelir.

Uzun süre kapalı kalan yada günlük gezi ve aktivitelerini yeteri kadar yerine getiremeyen köpeklerdede ot yeme alışkanlıkları görülür.

Genel olarak bağırsak paraziti bulunan köpeklerdede ot yeme alışkanlıkları baş gösteriri bunun nedenleri arasında kuşkusuz parazitlerin kandaki mineral maddeleri almaları önemli rol oynar.

 

Genel olarak ot yeme köpeklerde hernekadar masumane gözükürsede altında yatan nedenler önemli olabilir.  özellikle pika mide rahatsızlıkları bağırsak parazitleri stres ve kötü huy gibi

 

 

 

İşin en doğrusunu ve neler yapmanız gerektiğini veteriner hekiminizle yapacağınız görüşme belirleyecektir.

Unutmayınızki ot yeme ve kusma hernekadar normalmiş gibi görünsede altında pekçok hastalığı gizliyor olabilir.

Köpeklerde Beslenme

Bir canlının yaşamsal faaliyetleri arasında önemli bir yer tutan beslenme tüm vücut fonksiyonlarının devamlılığı için gerekli temel unsurdur. Canlı vücudunda gelişen tüm metabolik ve fizyolojik olayların rutin işlevlerini sürdürebilmesi için bir miktar besin gereklidir ve bu yaşam payı olarak adlandırılır. Canlının bedensel aktivasyonlarını sürdürebilmesi için de gerekli bir enerji payı ihtiyacı vardır. Yaşam payı ve enerji payı canlının toplam besin ihtiyacıdır ve zorunlu olarak dışarıdan alınması gerekir. Beslenme ne kadar dengeli ve yeterli olursa canlının yaşam kaliteside aynı oranda yüksek olacaktır.
Köpeğin ırk, cinsiyet, yaş ve boyutlarına göre besin ihtiyacı farklı olabileceği gibi laktasyon, gebelik, çiftleşme gibi özel durumlarında da günlük besin ihtiyacı farklı olacaktır. Aşağıda bu farklılıklar gözetilerek, beslenmedeki en temel unsurlar ve dikkat edilmesi gereken diğer konular açıklanmaktadır. Bu bilgiler tamamen sağlıklı bir köpeğin temel ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmıştır. Doğal olarak hastalıklar veya başka nedenlere bağlı olarak vücudun ihtiyaçları farklılık gösterebilir. Bu nedenle köpeğinizin beslenme şekli ve düzeni veteriner hekim tarafından belirlenmelidir.
Yavru Köpeklerde Besleme
Köpekler etoburdurlar. Sindirim sistemleri, tek bir mideden ve kısa bir bağırsak sisteminden oluşur. Bu sistem et ve et bazlı besin maddelerini kolayca sindirebilir. Yavruların sütten kesilmesi yaklaşık 4-6 haftalıkken gerçekleşir. Irklara göre değişiklik göstermekle birlikte yavru bir köpeğin erişkin hale gelinceye kadar geçen gelişme süreci 10-16 ayda tamamlanır. Gelişme çağında onları en iyi şekilde beslemek gerekir. Bu nedenle gelişme dönemi boyunca beslenme yavru kuru mamaları veya yavru konserve mamalarıyla yapılmalıdır.
Köpeklerin farklı hayat evrelerinde farklı gereksinimleri vardır. Yavru köpeklerin besin gereksinimleri, erişkin bir köpeğin ihtiyacından daha fazladır. Bu fazlalık yavruların büyüme dönemindeki ihtiyaçlarından ve aktivitelerinden kaynaklanır. 3 aylık yavru ile 8 aylık yavrunun gereksinimlerinde bile farklılıklar görülür. Bu yüzden yavrular, gereksinimlerine uygun yüksek biyolojik değerli ve kolay sindirilebilir protein, yeterli kalsiyum ve uygun kalsiyum/ fosfor oranıyla yüksek vitamin içeren diyetlerle beslenmelidir. Proteinler, doğru vücut büyümesi ve kas gelişimi açısından önemlidir.
• Yavrular 4-5 haftalık olduklarında kuru mama, ıslatılarak yada yavru konserveleriyle
karıştırılarak verilmelidir. Böylece yavruların mamalarını koklamaları, yalamaları ve ısırmaya başlamaları teşvik edilir. Bu ıslatma işlemi, kuru mamaya daha fazla aroma kazandırarak tadını, kokusunu ve lezzetliliğini arttırır. Ayrıca mamanın daha yumuşak olmasını ve sütten yeni kesilen yavruların çiğneme refleksini uyarak mamayı daha kolay almalarını sağlar. Bu uygulamanın yavrularda şekillenebilen mide şişkinlerini, mide dönmelerini ve gaz oluşmasını engellediği de uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

• Mamanın ıslatılaması ilk 2-3 aylık dönemde süt ile yapılabilir. Daha sonraki dönemde
mamanın ıslatılması gerekirse bu işlem su, et suyu yada yemeklerin sularıyla yapılmalı, süt kullanılmamalıdır. Köpeklerin süte gereksinim duyduğu dönem ilk 2-3 aydır. Bundan sonraki dönemlerde süt sindirim sisteminde problemlere ve ishale neden olabilir. Yapılan araştırmalar köpeklerin % 80’inin süte karşı allerjik olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ilk 2-3 aydan sonra süt vermekten kaçınılmalıdır.

• Yavrunun anne sütünden sonra birden bire kuru mamayla beslenmesinin kabızlığa yol
açabildiği de bilinmektedir.

• Mamanın partikül büyüklüğü köpek yavrularına uygun olmalıdır. Büyük partüküllü bir
mamayı yavrunun ağzına alması ve çiğnemesi zor olacağından, bu beslenmeyi olumsuz etkileyecektir. Köpeklerin arasında bireysel farklılıkların da olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle yavru maması hazırlayan ticari firmalar, farklı gelişme dönemleri için farklı partükül büyüklüğüne ve farklı formülasyonlara sahip mamalar hazırlamışlardır.

• Mamanın küçük parçalar halinde verilmesi, yavrunun yeme alışkanlığı kazanması
açısından da önemlidir.

• Köpek kabına mama konulduktan sonra, “gel” veya “ye” gibi bazı tek heceli
komutlarla mama yemeye teşvik edilmelidir.

• Yavruların mide kapasiteleri, günlük ihtiyaçlarını bir sefer yemeyle karşılayacak kadar
gelişmediğinden, yavrular yiyeceklerini birkaç öğünde tüketirler.

• Yavruların diyetleri 6. haftadan 3 aya kadar günde 4 öğün, 3 ayda 6 aya kadar günde 3
öğün, 6. aydan 12. aya kadar günde 2 öğün, 12. aydan sonra ise günde 1 öğün olarak verilmelidir.

• Yemek zamanı ve yemek yedikleri yer olabildiğince sabit olmalı ve değiştirmemeye çaba
gösterilmelidir. Günde 3 öğün yapılan beslemede yemek zamanlarının sabah,öğlen ve akşam olarak düzenlenmesi yararlıdır. Köpekler ancak 10-12 aylık olduktan sonra, günlük ihtiyaçlarını tek bir öğünle karşılayabilecek sindirim sistemi kapasitesine ulaşırlar.

• Beslenme amacıyla uyuyan yavruların uyundırılmaları doğru değildir. Yavruların
beslenme kadar uykuya da gereksinimi olduğu unutulmamalıdır.

• Yavrular 6-7 haftalık olduktan sonra diş değiştirme dönemine kadar, kuru mamanın
ıslatılamasına gerek yoktur. Çünkü ilk 6-7 haftadan sonra köpeklerde çiğneme refleksi iyice gelişir ve katı partüküller ağıza rahatça alınıp sindirilebilir.

• Su katılmak suretiyle hazırlanan ve kendi yapısında yüksek miktarda su bulunduran
(konserve gibi) mamalar, küf mantarlarının üremesi için uygun bir ortam yaratır. Bu tip su miktarı fazla olan mamalar, 30-60 dakika içersinde tüketilmediklerinde köpeğin önünden alınmalıdır. Islatılarak verilen mamaların tüketilmeyen kısımlarının süratle bozulabileceği unutulmamalıdır.

• Yavru köpekler 4 aylık olduklarında geçici dişler dökülmeye başlar ve 42 adet kalıcı diş
süt dişlerinin yerini alır. Diş değiştirme döneminde kuru mamaların ıslatılarak verilmesinde yarar vardır. Bunun nedeni bu dönemde kuru mamanın sert gelmesi ve yavrunun kuru mamalardan yeterince yaralanamamasıdır. Bu dönemde yavrunun biraz iştahsız olması normaldir. Ancak gene de bir miktar yumuşatılmamış (ıslatılmamış) kuru mama verilerek dişlerin temizlenmesi sağlanmalıdır.

• Çok sık olmamakla birlikte kırılmadan temizlenmiş ve pişirilmiş ilikli büyük kemiklerin
verilmesi, köpeklerde dişlerin temizlenmesinde ve çene kaslarının çalışmasında faydalıdır.

• Kuru mamayla beslenme köpeklerin gelişimi açısından daha uygundur. Çünkü ticari
mamalar, gelişim açısından gerekli olan bütün unsurları dengeli bir şekilde ve yeterli miktarlarda içermektedir. Ev yemekleri ile yapılan beslemenin, gelişim için gerekli olan besin unsurlarını yeterli ve dengeli bir şekilde sağlayamadığı klinik araştırmalarla kanıtlanmıştır.

• Kalsiyum ve fosfor gibi iki temel besin maddesi, yavruların diyetinde yeterli ve dengeli
bir düzeyde bulunmalıdır. Çünkü kalsiyum ve fosfor düzeyi düşük gıdayla beslenen yavrularda sıklıkla raşitizm gelişmektedir.

• Köpeklerin aşırı yağlanmasına izin verilmemelidir. Aşırı kilo alma ve yağlanma bir
taraftan güzelliklerini diğer bir taraftanda sağlıklarını bozmakta ve hayatlarını kısıtlamaktadır. Bu yüzden iyi dengelenmiş ve denetimden geçmiş köpek mamalarının paketlerinde yazılı bulunan beslenme talimatlarına ve miktarlarına, veteriner hekim aksi birşey söylemedikçe mutlaka uyulmalıdır. Aşırı mama tüketiminin midede rahatsızlıklara ve ishale neden olabileceği unutulmamalıdır.

• Yavru köpeklerin kişisel gereksinimlerine göre, ihtiyaç duydukları günlük mama miktarı
değişiklik gösterebilir. Köpek her öğünden sonra yemek kabında mama bırakıyorsa, kaba konan mama miktarı %10 azaltılmalıdır.

• Kuru mamayla beslenen köpeklerin içme suyu gereksinimleri daha fazladır. Bu yüzden
önlerinde her zaman taze ve yeterli miktarda temiz su bulunmalıdır.

• Köpeğin mama ve su kabı ayrı olmalıdır. Bu kaplar ayak altından uzak bir yere
konulmalı ve her öğün sonrasında temizlenmelidir. Köpeğinizin deviremeyeceği büyüklükte ve şekilde su ve mama kabı seçmeye özen gösterilmelidir.

• Köpeklerin diyetlerinde ani değişiklikler yapmaktan kaçınılmalıdır. Böyle bir işlem
gerekliyse kademeli olarak yapılmalıdır. Köpek maması yeni bir mama ile değiştirilirken, bu değişim ortalama 7 günlük bir süreç içersinde yapılmalıdır. bu geçiş dönemi hem köpeğin alışması hem de sindirim sistemi açısından faydalı olacaktır. Köpeğin eski mamasıyla yeni maması karıştırılarak ve bu karışımdaki yeni mamanın miktarı her gün arttırılarak verilmelidir. Bu barsak mikroorganizmalarının yeni mamaya adaptasyonu açısından önemlidir. Yeni mamaya alışıncaya kadar dışkıda; miktar, kıvam ve renk açısından oluşabilecek değişikler normaldir. Adaptasyon sürecinden sonra bunlar normale dönecektir. Değişiklik ani bir şekilde yapılırsa ishal olma ihtimali çok yüksektir.
• Yavru bir köpek normal olarak günde 4-5 kez dışkılama yapar.

• Bazı köpeklerde dışkısını yeme (kaprofaji) olayı görülebilir. Bu davranış vahşi yaşamdan
kalma bir alışkanlıktır. Bunun yanı sıra dışkı yeme, diyeteki besin maddeleri eksikliğinde ya da dengesizliğinde, özellikle de lifli maddelerin noksanlığında ortaya çıkmaktadır. Mamada bulunan lifli maddeler, besinlerin barsaklardan geçiş süresinden sorumludur. Bu eksikliklerin sonunda dışkı yemenin yanı sıra toprak yeme olayı da görülebilir.

• Köpekler bazen de ot yerler ve de kusarlar. Çok sık karşılaşılmadığı sürece bu olay
normal olarak kabul edilir. Bunun nedeni, köpeklerin yaşadığı karın ağrısı ve kendilerini rahatsız eden safrayı dışarı çıkarmaktır.

• Temel olarak köpeklerin tatlıya gereksinimleri yoktur. Çikolata ve şeker gibi
yiyeceklerin uzun süre verilmesi sonucunda sindirim sisteminde bozukluklar, diş çürümesi, yağlanma ve şeker hastalıkları şekillenebilmektedir.

• Köpeklere asla çok sıcak yada çok soğuk yiyecekler verilmemelidir.

• Kuru mamayla beslenen bir köpeğe ekstra gıda maddelerin verilmesi gereksiz ve
de yanlıştır. Bu tip besin maddeleri de köpeğiniz için allerjik olabilir.

• Köpekler için hazırlanmış ticari mamalar dengeli beslenme, yüksek sindirilebilirlik, sağlık, iştahla tüketim, dışkılamada düzen, az dışkı, temizlik ve pratik olmaları bakımından avantajlıdırlar.

• Erişkin (adult) mamaya geçişiniz, köpeğinizin büyümesi durduktan sonra olmalıdır.
Irklara göre erişkin mamasına geçme yaşı aşağıda verilen tablodaki gibidir.

Küçük ırk (2.5-10 kg.) 8-12 aylık yaş

Orta boy ırk (10-25 kg.) 12-18 aylık yaş

Büyük ya da dev ırk (>25 kg) 12-24 aylık yaş
Ayrıca büyük ya da dev ırklara ait (erişkin ağırlığı 25 kg.’ın üzerinde olan köpekler) köpek yavrularının beslenmesinde aşağıdaki hususlara da dikkat edilmelidir:

• Bu tip ırkların gelişim süreci 12-24 ay kadar sürmektedir.

• Büyük ve dev ırk köpeklerde gelişim, hayatlarının ilk aylarında son derece değişkendir.
Haftalar geçtikçe vücut ağırlığı ve kemiklerin büyümesi artış gösteririr. Bu tip ırklardaki canlı ağırlık artışı çok hızlıdır, bu büyüme hızı kemikler ve eklemlerde düzeltilmesi zor gelişim bozukluklarına neden olduğundan aşırı beslenmeden kaçınılmalıdır. Canlı ağırlık artışı belirli zaman aralıklarıyla düzenli bir şekilde izlenmelidir.

• Köpeklerin yağlanmasına izin verilmemelidir.

• Büyük ve dev ırk köpekler genel olarak bazı ortopedik hastalıklara (osteochondrosis,
dirsek displasisi, kalça displasisi gibi) yatkınlık gösterirler. Bu hastalıkların genellikle 4-8 aylık yaş gurubunda görüldüğü ve bazı ırklarda (Alman Çoban köpekleri, Labrador, Rottweiller, Alman Kurt köpeği, Boxer, Golden Retriever, Danua, Dobermen) kalıtsal olduğu bilinmektedir. Yanlış beslenme (aşırı besleme ve fazla kalsiyum verilmesi) bu hastalıklar için bir risk faktörüdür. Büyük ve dev ırk köpekler genetik olarak hızlı gelişim gösterdiklerinden daha fazla risk altındadırlar.

• Yukarıda adı geçen hastalıklardan korunmak için mamaya fazla kalsiyum
takviyesi yapılması da bu rahatsızlıklara neden olmaktadırlar.

• Büyük ırk köpeklere fazla kalsiyum verilmesi kemiklerin gelişimini olumsuz etkilemekte
hatta durdurabilmektedir. Bu durum kemik çatıda bozulmaya ve yapı bozukluklarına yol açar. Aşırı kilo alımı sonucunda da zayıf olan kemikler bu yükü kaldıramaz ve kemiklerde eğrilik ve kırılmalar şekillenebilir.

• Bu riskleri en aza indirmek için, büyük ve dev ırklar için özel olarak geliştirilmiş mamaların
kullanılması gerekmektedir. Eğer bu formulasyonda bir mama kullanılıyorsa ilave vitamin ve minerel katkısı yapılmasına gerek yoktur. Ayrıca mama tüketimi kontrol altında tutulmalıdır.

Yavru Mamalarının Formülasyonları

Yavru mamaları, yavru köpeklerin büyüme ve gelişme dönemindeki yüksek enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere düzenlenmiştir. Bu mamalar yeterli miktarda kalsiyum, yüksek oranda protein, yağ asitleri, mineral ve vitaminleri içermektedir. Yavru mamaları junior, puppy, growth gibi isimler almaktadırlar.

Tavuk etli yavru kuru mamaları: Büyüme ve gelişme döneminde olan yavruların artan enerji ihtiyaçlarını ve gereksinim duydukları bütün besin maddeleri ihtiyacını karşılar. Protein kaynağı olarak tavuk eti ve tavuk yan ürünleri kullanılmıştır. Bu mamalar ufak ırklar için (2.5-10 kg. arası ağırlıkta, Örn: Pincher, Terrier ) küçük taneli, orta boy ırklar için (11-25 kg. arası ağırlıkta, Örn: Beagle, Spaniel, Cocker ) normal taneli, büyük ve dev ırklar için (erişkin ağırlığı 25 kg. üzerinde olan, Örn: Doberman, Kurt, Rotweilller ) büyük taneli olarak hazırlanmıştır. Ayrıca bu mamalardaki besin maddeleri oranları da ırkların büyüklüklerine ve ihtiyaçlarına göre farklı miktarlarda ayarlanmıştır.

Kuzu etli ve prinçli (Lamb & Rıce) yavru kuru mamaları: Bu mamalarda protein kaynağı olarak kuzu eti kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalar kuzu etinin köpekler için en az allerjik ve hazmı en kolay besin maddesi olduğunu göstermektedir. Bu mamalar besin duyarlılığı olan yavruların beslenmesinde, deri ve tüy sağlığının korunmasında iyi bir seçenektir. Kuzu eti en az allerjik besin maddesi olduğundan dolayı deri ve tüy sağlığı açısından koruyucu ve oluşabilecek problemleri ortadan kaldırıcı özelliğe sahiptir.

Bu mamaların konserve formları da bulunmaktadır.

Yavru mamalarındaki esansiyel yağ asitleri sağlıklı ve parlak bir tüy yapısının, doğru dengelenmiş kalsiyum/fosfor oranı sağlam diş ve kemik yapısının, yüksek kaliteli protein seviyesi güçlü kas yapısının, yüksek sindirilebilirlik az miktarda ve sağlıklı dışkının oluşmasını sağlar. Ancak unutulmamalıdır ki, piyasadaki her ticari mama aynı kalitede değildir.

Bu mamalar haricinde bazı özel durumlarda (kusma, ishal…) kullanılan, yavrular için özel hazırlanmış (prescription) diyet mamalar da piyasada bulunmaktadır. Bu tip mamalar hekim kontrolünde kullanılmalı, veteriner hekimlere danışılmadan kullanılmamalıdır. Çünkü verilecek yanlış bir diyet mama organizmadaki sorunun çözümü olacağına yeni bir problemin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Yetişkin Köpeklerde Besleme
Beslenmede asıl olan besinlerdeki yaşam payı ve daha sonrasında gelişim payının belirlenmesidir. Köpeklerde tüm canlılar gibi hayatlarını devam ettirecek bir miktar yiyeceğe ve enerjiye zorunlu olarak ihtiyaç duyarlar. Bu enerji gıdalardaki protein, karbonhidrat ve yağların belirli oranlarda vücutta girdiği kimyasal tepkimeler sonucu açığa çıkar. Yiyecekler içindeki protein kaynağının önemi çok fazladır. Hayvansal gıdalardaki protein tercih edilenidir, çünkü besin değeri fazladır. Ayrıca bitkisel protein kaynakları kullanılarak hazırlanan gıdalarla uzun süre beslenen köpeklerde ishal gibi sindirim problemleri yaşanabilir.
Beslenmede öncelikle köpeğinizin yaşam payı denilen miktar dengeli bir şekilde sağlanmalı ve sonrasında köpeğin ırk, boyut ve cinsiyet gibi özellikleri dikkate alınarak gelişim payı belirlenmelidir. Elbetteki küçük ırk bir Terrier ile büyük ırk Labrador’un günlük besin ihtiyacı aynı olamayacağı gibi dişi bir Labrador ile erkek bir Labrador’un ihtiyaçlarıda değişiklik gösterir.
Ayrıca dikkat edilmesi gereken diğer bir konuda köpeğin aktivitesidir. Ev içinde yaşayan bir köpekle bahçede yaşayan veya avcılık yapan bir köpeğin enerji gereksinimi farklı olacağından günlük alması gereken miktar da farklılık gösterir.
Çevre koşulları da verilecek mamanın miktar ve niteliğinde önem taşımaktadır. Soğuk bir ortamda yaşayan köpeğin günlük enerji ihtiyacı fazla olacağından karbonhidrat ve yağ oranının daha fazla olması gerekir.

Küçük boy ırklarda (1-10 kg arası ) beslenme
Küçük ırk köpekler yetişkin canlı ağırlığına 8-12 ayda erşirler. Orta ve büyük boy ırklara oranla daha aktiftirler ve fazla enerji harcarlar. Küçük boy ırkların yüksek enerji ihtiyaçlarının karşılanmasına dikkat ederek uygun mamalar seçilmeli ancak aşırı kilo almaları engellenmelidir. Çünkü narin kemik yapıları bu aşırı yük karşısında deforme olabilir ve özellikle eklemlerde problem yaşayabilir. Enerji kaynağı olarak kullanılan yağların besin içinde protein ile oranına dikkat edilmelidir.

Orta boy ırklarda (10-25 kg arası ) besleme
Orta boy ırk köpekler yavru ağırlıklarının yaklaşık olarak 50-60 katı bir yetişkin ağırlığa ulaşırlar. Gelişimleri yaklaşık 18 aylık oluncaya kadar devam eder. Gelişim döneminde uygun ve dengeli bir beslenme ile erişkin ağırlığı kazandırılmalı ve aşırı kilo artışı önlenmelidir. Orta boy ırklarda mama miktarı belirlenirken köpeğin ırkı ve aktivitesi göz önünde bulundurularak yapılacak seçimler oıldukça önemlidir.

Büyük boy ırklarda ( 25 kg üzeri ) beslenme
Büyük ırk köpekler de gelişim süreci küçük ve orta boy ırk köpeklere göre daha uzun sürer. Bu süre yaklaşık olarak 18-24 aylık oluncaya kadar devam eder ve erişkin ağırlığını kazanır. Bu nedenle kilo almasını engellemeli ve gereğinde hızlı büyümesi kontrol altında tutulmalıdır. Bu ırklarda sıkça karşılaşılan eklem problemlerine karşı önlem alınmalı, dengeli vitamin ve minerel oranına sahip mamalar tercih edilmelidir. Eğer ev yemeği ile beslemek söz konusu ise hekim gözetiminde kalsiyum, D vitamini takviyeleri faydalı olacaktır. Büyük ırk köpeklerin beslenmesinde dikkat edilmesi gereken bir konuda mamamın miktarıdır. Vücut ağırlığının fazla olması nedeniyle fazla miktarda mama vermek gerekir. Ancak ani yenilen bu fazla miktardaki gıda midenin aşırı genişlemesine ve mide dönmesi adı verilen çok tehlikeli bir rahatsızlığa neden olabilir. Bu nedenle büyük boy ırklarda verilecek miktar en azından ikiye bölünerek verilmelidir.
Beslemede dikkat edilmesi gereken konular:
Yetişkin bir köpeğin gıdasında yüksek oranda protein, karbonhidrat ve yağ bulunmasına dikkat edilmeli
Günde bir öğün beslenmeli (Öğün sayısı, miktar aynı kalmak koşulu ile en fazla ikiye çıkarılabilir).
Temiz su sürekli bulundurulmalı
Aktivitelerden hemen önce ve sonra yemek vermemeli
Özel faaliyetleri olan bir köpekse (polis köpeği, av köpeği vb.) uygun diyetler hazırlanmalı ve gerekli takviyeler yapılmalı. Bu amaçla yoğun aktivite sırasında vücudun gerek duyacağı oksijen ve demir ihtiyacını karşılanmak amacı ile uygun oranlarda E vitamini ve selenyum gibi elementlerin takviyesi yapılmalı
Kalsiyum ve fosfor oranının dengeli olmasına dikkat edilmeli. Aşırı ve oransız kalsiyumun kireçlenmelere neden olabileceği unutulmamalı.
Irka özgü erişkin ağırlığının korunmasına dikkat etmeli aşırı kilo veya aşırı zayıflamaların önüne geçilmeli
Sindirilebilirliği yüksek gıdalar tercih edilmeli
Selülozun gıdasında yeterli oranda bulunmasını sağlamalı. Böylece bağırsakların ve sindirimin hızı artırılmış olacaktır. Ayrıca selüloz doygunluğu artıracağından diyette yeterli oranda bulunması faydalıdır.
Diyette yeterli düzeyde vitamin ve mineraller bulundurulmalı.
Köpeklerin sindirim sisteminin laktozu (süt şekeri) sindiremediği dikkate alınmalı ve gıdasında bulundurulmamalı.
Gıda değişimi yapmanız gerektiğinde değişim ani olarak değil yavaş ve günlük artırımlar şeklinde yapılmalı.
Yetişkin köpekler için profesyonel mama firmaları tarafından hazırlanmış ırka özgü pek çok mama günümüzde kolaylıkla bulunabilmektedir.

-Küçük ırk yetişkin köpek mamaları
-Orta ırk yetişkin köpek mamaları
-Büyük ırk yetişkin köpek mamaları

Yüksek aktiviteye sahip yetişkin köpekler için ‘performans ‘
Allerjik yapıda ki köpekler için ‘lamb & rice ‘
Metabolik hastalığı olan köpekler için de çeşitli ‘prescription ‘mamalar üretilmektedir.

Hamile Köpeklerde Besleme
Tüm canlılarda olduğu gibi köpeklerde de hamilelik dönemi özel bakım gerektiren istisna bir devredir. Bu dönemde hamile köpeğin besinlerdeki normal ‘’yaşam payı’’ ihtiyacı daha yüksektir.
Hamilelikte görülebilecek değişimler:

Vücuttaki yağ miktarında artış
Aktivitelerde azalma
Vücut ağırlığında artış olarak sınıflandırılabilir.
Gebeliğin ilk haftalarında normal oranda verilen gıda miktarını, gebeliğin ileri dönemlerinde artırmak gerekir. Yavruların gelişimine paralel olarak artış gösteren gıdasal ihtiyaç, annenin maması kademeli artırarak karşılanmalıdır. Ayrıca içerdiği protein oranının daha yüksek olmasına dikkat edilmelidir.
Hamile bir köpeğin beslenmesinde dikkat etmeniz gereken konuları şöyle sıralayabiliriz:
Düzenli ve dengeli bir beslenme hamile köpekler için çok önemlidir.
Mamanın miktarı ve mümkünse öğün sayısı arttırılmalıdır
Protein oranı yüksek, yağ oranı dengeli gıdalar tercih edilmelidir
Temiz ve yeterli su annenin önünde sürekli olarak bulundurulmalıdır
Gerekli mineral ve vitaminlerin takviyesi yapılmalıdır (hekimin önerisi ile)

Hamile köpekler kilo almaya meyillidir. Ancak annenin aşırı kilo artışı güç doğum olasılığı dikkate alınarak önlenmelidir. Bu amaçla besinlerde ki denge korumalı ve anneye aşırı olmayan düzenli yürüyüşler yaptırılmalıdır.

Hamilelik ilerledikçe artan yavru hacmi nedeniyle midenin alanı küçüldüğünden tek seferde fazla gıda vermek annenin rahatsızlanmasına neden olabilir. Sık sık ve daha az miktarlarda yedirmek daha doğru olacaktır.

Kalsiyum oranında kideğişim nedeniyle deformasyonlar olabileceğinden annenin gıdasındaki kalsiyum oranı dengelenmelidir. Kalsiyum fötus’un gelişiminde olduğu kadar laktasyon (süt emzirme) döneminde de önem taşıyan bir mineraldir.
Enerji kaynağı olarak kullanılan karbonhidratların anneye yeterli düzeyde verilmesine özen gösterilmelidir. Mısır, buğday, pirinç bu amaçla verilebilecek gıdalar arasındadır.

Gebelik döneminde gerekli olan günlük enerji (kalori) ihtiyacı belirlenirke annenin vücut ağırlığı, ırkı, aktivitesi, çevre ısısı ve biliniyorsa yavru sayısı gözetilmelidir. Bu durum süt verme döneminde de dikkat edilmesi gereken bir konudur. Bu dönemde de annenin enerji ve besin ihtiyacı süt salgılanmasına bağlı olarak artış gösterir. Vitaminler normal vücut metabolizması için gerekli olduğu kadar hamile bir köpeğin besinlerinde de yeterli oranda bulunmalıdır.

Doğumdan önceki son günlerde yemek tüketiminde azalma olur. Bazen son 24 saatte tamamen durabilir. Bu durum normaldir.

Doğumdan sonraki ilk gün de de köpeğin gıda tüketimi az olabilir ancak anneye bol su verilmelidir.

Yavru maması olarak adlandırılan puppy mamaların gebelik döneminde anneye verilmesi yavrunun, fötus evresinden başlayarak aynı protein ve karbonhidratı alması ve gelişme oranının yüksek olması açısından yararlıdır.

Yaşlı Köpeklerde Besleme
Düzenli ve dengeli bir beslenme tüm canlılarda olduğu gibi köpekler içinde çok önemlidir. Yaşlı bir köpeğin artık genç olmadığı, daha az hareket ettiği ve daha az kalori harcayacağı unutulmamalıdır.
Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücutta kas dokuda azalma ve yağ dokuda artış olur. Aktivitesi azalan köpeklerde mama miktarını azaltarak obesiteyi (aşırı şişmanlık) önlemek gerekir. Aksi halde yaşlılık nedeni ile kapasitesi azalan sistemlerde aşırı bir yük ve baskı sonucu fonksiyonel bozuklukların oluşumu kaçınılmaz olur.
Eklemler ve kemikler de, metabolik fonksiyondaki azalma nedeniyle, kalsiyumun yetersiz emilimi ve kalsiyum / fosfor oranında değişim meydana gelecek, deformasyonlar şekillenecektir. Bu nedenle yaşlı köpeklerde gıdada yeterli ve dengeli kalsiyum oranı sağlanmalıdır.
Kolay sindirilebilen lifli gıdaları tercih etmek yetersiz egzersiz veya prostat gibi bir nedenle gelişen konstipasyonun (kabızlık) önlenmesi için fayda sağlayacaktır. Enerji kaynağı olarak kullanılan karbonhidratların gıdasında yeterli düzeyde olmasına özen gösterilmelidir.
Yaşlanma ile birlikte böbrek fonksiyonlarında yavaşlama veya deformasyonlar olacaktır. Proteinlerin parçalanması ile açığa çıkan amino asitlerin bir kısmı, özellikle azot, böbreklerden süzülüp idrarla dışarı atılır. Filtrasyon kapasitesi azalan böbrekte atılım yavaş olacağından birikim ve buna bağlı problemler meydana gelebileceğinden köpeğin gıdasındaki protein oranının düşük tutulması yararlı olacaktır.
Vitaminler normal vücut metabolizması için gerekli olup vücutta üretilemezler ancak gıda ile alınır ve karaciğerde depolanırlar. Vitaminlerin noksanlığında bir çok vücut fonksiyonunda bozukluklar oluşabilir. Yaşlılıkla birlikte karaciğerin depolama kapasitesi azalacağından vitaminlerin günlük olarak yeterli düzeyde köpeğinizin gıdasında bulunması gerekir. Ancak unutulmamalıdır ki fazla miktarlarda verilen vitaminler köpekte hayati riskler doğurabilen toksikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle günlük verilen miktarın dengeli olmasına özen gösterilmelidir.

Yaşlı bir köpeğin beslenmesinde dikkat etmeniz gereken konuları şöyle sıralayabiliriz:
Yemeğinin miktarını azaltarak ve mümkünse 2 öğüne bölerek vermek
Sindirilebilirliği yüksek, protein ve yağ oranı düşük gıdaları tercih etmek
Temiz ve yeterli suyu sürekli bulundurmak
Gerekli mineral ve vitaminlerin takviyesini yapmak (hekimin önerisi ile)

Köpeğin yaşı ve günlük ihtiyaçları gözetilerek, yağ ve protein oranı azaltılmış, gerekli vitamin ve mineral dengesi sağlanmış yaşlı köpek maması olarak adlandırılan SENIOR mamalar yaşlı köpek beslemesinde ideal gıdadır.

KÖPEKLERDE BESLEME 2
Köpekler özellikle hayvansal proteinleri ve yağları oldukça iyi sindirir. Nişasta ısıtıldığı zaman sindirilebilirliği artmaktadır. Laktoz, yavru köpekler hariç köpekler tarafından sınırlı miktarda sindirilmektedir. Yetişkinlerde laktaz enzimi bulunmamaktadır. Diyette fazla miktarlarda çiğ nişasta ve laktoz bulunması diyareye neden olabilir. Glikoz ve dekstrinler nispeten kolay sindirilirler. Seluloz köpekler tarafından sindirilmez, fakat peristaltizim ve dışkının kıvamı için mamada düşük düzeylerde de (KM’de %5) olsa bulunmalıdır. Obesite olgularında daha yüksek düzeyde selüloz tavsiye edilebilir.

Normal şartlarda köpeklerin su ihtiyacı diyet kuru maddesinin yaklaşık 2,5-3 katıdır.Bir köpeğin canlı ağırlığının (CA) %2’si kadar kuru madde tükettiği farz edilirse günde yaklaşık 50 ml/kg CA su gereklidir. Yani 20 kg’lık bir köpeğin günlük olarak 1 litre suya ihtiyacı vardır. Konserve mama tüketildiğinde ihtiyaç azalırAğır çalışma, laktasyon, sıcak hava ve tuzlu gıdalar ise su ihtiyacını artırır. Sıcak havalarda ve laktasyon döneminde kuru madde tüketiminin 4 katı su verilmelidir.

Beslemede Kullanılan Yiyecekler

Yetişkin bir ev köpeğin beslenmesinde;

Et ve et ürünleri,

Pişirilmiş sebzeler,

Nişastalı yiyecekler (ekmek, bisküvi, pişmiş patates, pirinç, makarna) dengeli karıştırılarak kullanılabilir.

Böyle bir mamaya 450 gr kuru madde için 10 gram kemik unu ilave edilmelidir. Mamaların çok sulu ve bulamaç kıvamında olmaması gerekir. Böyle mamaların hazmı güçtür ve hayvan kusabilir. Mamaların lapa görünümün ve kıvamında olması gerekir.

Et, sakatat ve balık yararlı ve kaliteli protein kaynaklarıdır. Ancak Ca yönünden eksiktir.Yeterli oranda B vit. içermezler.Karaciğer ve böbrek hariç A D ve E vitaminleri bakımından fakirdirler. Bu nedenle ayda bir veya iki kez karaciğer verilmesi ile A ve D vitamin eksiği giderilmiş olur. Sığır, koyun, domuz, kuzu, tavuk ve tavşan etleri köpek beslemede sıklıkla kullanılır. Etlerin eniklere kıyma şeklinde, büyüklere kuşbaşı şeklinde çiğ olarak, balığın kılçıksız ve pişmiş olarak verilmesi uygun olur.

Süt, peynir ve yumurta mükemmel protein kaynaklarıdır. Süt (yağsız) çiğ olarak veya süt tozu şeklinde verilir. Yumurta çalışan köpekler için uygundur ancak aşırı verilmesi karaciğer problerine yol açabilir.Taze kemikler ve kemik unu başlıca Ca ve P kaynaklarıdır.

Kemik verilecekse çiğ verilmelidir. Bu şekilde gelişebilecek konstupasyon olayları önlenmiş olunur.

Tahıllar, sebzeler ve maya, suda eriyen vitaminler bakımından zengindir. Sebzeler pişirilerek püre halinde ve etle karıştırılarak verilebilir. Pirinç suyu iyi bir barsak düzenleyicisidir. Pratikte 1/4 prinç + 1/2 az kemikli et +1/4 doğranmış sebze ile kolay sindirilebilir bir mama hazırlanabilir.

Taze havuç, yeşil fasulye, pırasa, marul pişirilerek veya çiğ halde verilebilir. Muz, armut, portakal, ve elma köpeklerin severek tükettiği meyvelerdir.

Ticari Hazır mamalar

Otuz yılı aşkın bir süredir, ticari köpek ve kedi yemleri büyük bir aşama kaydederek dünyada önemli bir endüstri kolu haline gelmiştir. Köpek ve kedilerin besin maddeleri ve enerji gereksinmelerinin çeşitli faktörlere göre önemli değişiklikler göstermesi buna karşın gıdaların içeriklerin ise çok farklı olması bu hayvanların dengeli beslenmelerini oldukça güçleştirmektedir.Veteriner kliniklere gelen hastalıkların önemli bir kısmının beslenme hatalarından kaynaklanması bu durum kanıtlanmaktadır. Çoğu hayvan sahibinin de beslenme konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığı göz önünde bulundurulursa dengeli beslenmeye yardımcı olacak gıdaların tercih edileceği ortaya çıkmaktadır. Ticari yemler kullanım amaçlarına göre çeşitli şekillerde üretilmektedir. Ticari köpek ve kedi yemleri su kapsamı ve hazırlanış şekline göre sınıflandırılmaktadır.

1. Sulu (konserve) köpek mamaları:

Konserve mamalar çeşitli etler , et yan ürünleri, balık ve tahıllar ile firmaya özgü lezzet, aroma ve kıvamı sağlayıcı maddelerden hazırlanır. Köpekler tarafından iştahla yenilmeleri,uzun süre güvenle saklanabilmeleri tercih sebebi olmaktadır. Tahıl ve tahıl ürünlerin kapsamı azaldıkça hayvanlar tarafından daha çok tercih edilirler. Su kapsamı %70-80’dir ve komple mama olarak üretilmektedir. Ancak, büyüme, laktasyon gibi değişik fizyolojik durumlar ile, nekahat dönemi, şişmanlık ve nefritis gibi klinik durumlara yönelik olarak hazırlanmış özel konserve mamalar da mevcuttur.

2. Yarı sulu Köpek mamaları:

Yarı yaş mamalar %20-40 oranlarda su kapsarlar. Genellikle göze hitap edecek şekilde biftek vs gibi insan yiyeceklerine benzetilirler. Bu mamalara şeker, prezervatif ve nem çekiciler ilave edilerek bakteri veya küf gelişimine karşı önlem alınır. Sindirebilirlikleri kuru mamalardan daha yüksektir. Yarı yaş mamaların lezzetli olmaları, sindirebilirliklerinin yüksek olması ve yedirilmelerinin kolaylığı gibi avantajları vardır. Buna karşın pahalı olmaları ve yüksek şeker kapsamaları nedeniyle diş bozukluklarına sebebiyet vermeleri gibi dezavantajları vardır. Bu tip mamalar genelde plastik torbalarda kıyma veya sosisler halinde bulunmaktadır.

3. Kuru köpek mamaları

Kuru mamaların su kapsamları düşüktür ve genellikle %10- 12 arasındadır. Başlıca hammaddelerini mısır, yulaf, arpa ve buğday gibi tahıllar, tahıl yan ürünleri, soya veya soya ürünleri, et unu, et-kemik unu, diğer et ve tavuk mezbahası yan ürünleri gibi hayvansal kökenli maddeler, süt tozu, peynir altı suyu tozu gibi süt ürünleri, katı ve sıvı yağlar, mineral ve vitamin katkıları ile firmalara özgü lezzet ve aromatik unsurlar oluşturur. Genellikle lezzetli olmalarını sağlamak amacıyla peletlenmiş ya da ektruderden geçirilmiş ürünlerin üzerine yağ kaplama işlemi uygulanır. Kuru mamalar kırıntı, palet, bisküvi kırıkları, bisküvi ya da ezme şeklinde biçimlendirilebilirler. Kuru mamaların özellikle iri cüsseli köpeklerin beslenmesinde ekonomik yönü konserve mamalarına göre oldukça uygundur. Ambalajı açıldıktan sonra uzun bir süre bozulmadan saklanabilmesi ve iş kolaylığı da kuru mamaların avantajıdır. Ayrıca kuru mamalarla beslenen hayvanların diş ve diş eti hastalıkları daha az görülmektedir. Ancak küçük cüsseli köpek ırkları kuru mamaları konserve ve yarı yaş mamalara göre daha az severek yerler. Bu olumsuzluğu gidermek için kuru mamalara tatlandırıcıların ilave edilmesi, yağda pişirme, üzerine biraz yağ veya et suyunun serpiştirilmesiyle giderilebilir. Pratikte un halindeki kuru mamalar kullanmadan hemen önce süt, et suyu veya su ile sulandırılmaktadır.

Eniklerin (Yavruların) Beslenmesi

Normal olarak yavrular 3-4 haftalık olana kadar anneleri tarafından beslenir, bu yüzden bu yaştan önce ilave beslemeye gerek yoktur. Bununla birlikte annenin sütü yoksa veya yavru sayısı fazla ise eniklere ilave besleme uygulanmalıdır. Bu amaçla inek sütü; krema, yumurta sarısı, kemik unu ve vitaminlerle zenginleştirilerek verilebilir. Bu işlem zahmetli olduğu için bunun yerine ticari enik mamaları, ılık suda eritilerek verilebilir.

Enikler 3 haftalık olduklarında, ana sütüne veya süt ikamelerine ilaveten başka yiyeceklere alıştırılmaya başlanır. Bu yiyecekler ilk önce lapa halinde olmalıdır ve yavaş yavaş et, karaciğer ve kaynatılmış yumurta ile desteklenmelidir.

Enikler 6 haftalıkken sütten kesilir ya da analarından ayrılırlar. Ancak yavrular en az 6-7 aylık olana kadar süt vermeye devam edilir. Sütten kesme belli aralıklarla analarından uzaklaştırılarak yavaş yavaş yapılır. Bu yaştan önce dişler tam gelişmediği için sert yiyeceklerden kaçınılmalıdır.

Ölüm, hastalık, emzirme yetersizliği veya ihmal neticesi analarını emmeyen eniklere, kaynatılmış ve 35C’ ye soğutulmuş su ile %5’lik glikoz çözeltisi hazırlanarak doğumdan sonra bir saat içersinde bir biberon veya sonda ile 5-10 ml verilir. Bundan yaklaşık 2 saat sonra süt verilmelidir.

Ergin köpeklerin beslenmesi

Yaşama payı düzeyinde günde sadece 1 kere beslenilir. Orta boy köpek için yaklaşık 2 kg’lık bir diyet düzenlenir. Böyle bir diyetin yaklaşık 1/3’i et, 1/3’i tahıl ve sebze karışımı, 1/3’i de su şeklinde olmalıdır. Diyetin miktarı hayvanın canlı ağırlığına, kondüsyonuna ve yaptığı işe göre ayarlanmalıdır.

Ergin kangal köpeklerine halk arasında yal denilen, arpa ununun sıcak su ile hamur haline getirilmesiyle elde edilen mamadan günde 2 kg kadar verilir. Buna ilaveten günde yaklaşık 25 gram et, haftada 3 kere haşlanmış ve fazla set olmayan kemik verilir.

Gebe ve Laktasyondaki Köpeklerin Beslenmesi

Köpeklerde fötüs , uterus, plesenta, memelerdeki en önemli gelişme toplam 9 hafta süren gebeliğin son üç haftasında meydana gelir. Enerji ve besin maddeleri ihtiyaçları gebeliğin ilk 4 haftasında yaşama payı düzeyinde tutulmalı, 5-6 haftadan itibaren mama miktarı her hafta %10 düzeyinde artırılarak doğum esnasında %50’ye kadar artırılır. Bir önemli noktada gebeliğin son üç haftalık döneminde uterusun büyümesiyle karın hacmi daraldığı için gebe köpeklerde gebe köpekler günde 3 kere beslenmelidir.

Yaşlı köpeklerin Beslenmesi

Yaşlı köpeklerde sindirim etkinliğinin düşük olması ve başlıca Ca gibi çoğu besin maddesinin emiliminin azalması sebebiyle, besin maddeleri bakımından zengin, kolay sindirilebilir mamalar kullanılmalıdır. Yaşlı köpeklerin enerji ihtiyaçları daha düşüktür. Bu yüzden diyetlerin kaliteleri artırılırken, miktarlarının azaltılması gerekir.

Öğün sayısı

Genç köpeklere 3 aylık olana kadar 4-5 kere, 3- 5 ay arasında 3 kere, 5-10 ay arasında 2 kere, daha sonra 1 veya 2kere mümkün olduğunca aynısaatlerde mama yedirilmelidir.Çünkü çok hızlı büyüme iskelet bozukluklarına yol açabilir.

Köpek Beslemede aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekir:

1.Sağlıklı ergin köpekler için günde bir öğün yeterlidir. Yem hayvan sahibine uygun herhangi bir saatte fakat her gün aynı saatte verilmelidir. Beslemeden birkaç saat sonra dışkılama ve işeme ihtiyacı olacağından beslemenin akşam geç saatlerde yapılmaması daha iyidir.

2. Bazı geniş ve derin göğüslü ırklarda (Boxer, Bloodhounds) mide torsiyonu riskinden dolayı diyet 2-3 öğüne bölünerek verilir.

3.Yoğun yetiştiricilik yapılan işletmelerde ad libitum besleme daha iyi olur.

4. Köpeklere eşkimiş, kokuşmuş, çok soğuk veya sıcak yiyecekler, sivri uçlu veya parçalanmış kemikler, balık kılçıkları verilmemelidir.

5.Öğun sonrası tüketilmeyen artık mamalar yaklaşık 1.5-2 saat sonra uzaklaştırılmalıdır.

6.İçme suyu devamlı veya en azından günde üç kere verilmelidir.

7.Yoğun çalışan iş köpekleri hariç, öğün aralarında başka yiyecekler verilmemelidir.

8.Ani mama değişiklikleri yapılmamalıdır.

9.Mama ve su kapları her zaman temiz olmalıdır.

10.Hayvanla düzenli olarak aç karnına tartılarak canlı ağılkları belirlenir vebu sayede beslenme durumları tespit edilir

YAVRU KÖPEKLERDE BESLENME

Yeni doğan yavrularda ilk 2 gün anne sütü çok önemlidir. ” Ağız sütü ” olarak bilinen colostrum  birçok hastalığa karşı hazır antikorları ihtiva eder ve savunma sistemi henüz çalışmaya başlamamış olan yavrular için bu dönemde hastalıklara karşı direnç sağlar.   Yeni doğan köpek yavruları kör ve sağırdır. Gözler 10-15 günlükken açılır. Gözler açıldıktan 1 hafta sonra gerçek anlamda görmeye başlarlar. Bu süre içinde iç kulaklarda oluşumunu tamamlayarak kulak ses kanalları açılır, yavrular böylece sesleri de algılamaya başlarlar.

Yavrular, en hızlı gelişme gösterdikleri  bu dönem içinde zamanlarını, belli periyotlarla annelerinden süt emerek ve uyuyarak geçirirler. Gelişmenin çok hızlı olduğu bu dönemde uykunun  önemi beslenme kadar büyüktür. Uygun ortamın sağlanması  ve süt veren annenin enerji gerek sinimi göz önünde bulundurularak yemek rasyonun 3 katına çıkarılması , Ca (Kalsiyum) takviyesi yapılması gerekir.

 2. haftalarını tamamlayan yavrular emekleyerek yürümeye başlarlar ve tuvaletlerini yuvalarının yakın çevresine yaparlar. Bu dönemde tırnaklar uzayıp sivri bir hal aldığı için annenin meme derisini zedeleyebilir ve anne bu durumdan rahatsız olur.Tırnakların uçlarının kesilip kütleştirilmesi gerekir. Bu işlem özel tırnak makaslarıyla, canlı dokuya zarar vermeden hassasiyetle yapılmalıdır.

Yavrular 4 haftalık  olana kadar vücut ısılarını tam olarak regüle edemezler. Bu yüzden dış çevrenin sıcaklık değişimlerinden etkilenirler.  Isı, özellikle ilk 2 hafta hayati öneme sahiptir. Vücut ısılarını korumak için yavrular birbirlerinin ve annelerinin vücut ısılarından faydalanırlar. Ortam ısısının  30 ‘C  ‘de tutulması ve haftalık  2-3 ‘C  ‘lik düşüşlerle normal oda sıcaklığına ulaşılması yavruların sağlıklı gelişimi için faydalı olacaktır.

5 haftalık olduklarında artık sütten kesilip özel hazırlanmış mamalara geçilmelidir. Veteriner Hekiminizin tavsiye edeceği yavrular için özel formüle edilmiş konserve ve kuru mamaları tarif  edildiği gibi kullanmanız sizlere avantaj ve  kolaylık sağlayacaktır. Bu mamalar yavrunun sağlıklı gelişimi için gerekli tüm besin maddelerini ihtiyacı oranında ihtiva eder. Bu tür rasyonları evde hazırlamak zahmetli olacağı gibi istenilen değerleri de ayarlamak oldukça güçtür.

Evde hazırlanacak rasyon mümkün olduğunca yavruların gelişimi için gerekli besin maddelerini çeşit ve miktar olarak içermelidir ;

 Süt den keserken ilk verilecek mamanın lapa tarzında yumuşak olması gerekir. Aksi taktirde yavrular kabız olabilir. Bebekler için mama yapmak da kullanılan protein+mineral takviyeli bisküvi veya eczanelerde satılan özel hazırlanmış, takviyeli bebek mamaları sütle karıştırılarak lapa tarzında yavruların mama kaplarına konularak verilebilir. Bu dönemde gerek verilen mamanın, gerek mama kaplarının çok temiz olmasına özen gösterilir. Besinler de taze olmalıdır. Daha sonra protein olarak taze yağsız eti çok ince kıyıp verebilirsiniz. Nişasta ve nişastalı besinler iyice pişirilmelidir. iyi pişmiş pirinç güzel bir besindir. Az pişmiş sebzeler de verilebilir. Sebzeler hazırlanmadan önce iyice yıkanmalıdır. Unutulmamalıdır ki çok hızlı büyüyen yavruların sağlıklı bir iskelet yapısına sahip olabilmeleri ve gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri için Ca ( Kalsiyum ) ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaları gerekir. Evde hazırlanan rasyonlara takviye olarak Ca eklenmelidir.

Yavruların enerji gereksinimi, erginlere oranla kg. başına  2-4 katı daha fazladır.

Yavrular 6 aylık olana kadar günlük mama miktarı  3-4 öğüne, 6 aylık dan 12 aylığa kadar olan süre içinde de günlük mama miktarı 2 öğüne bölünerek verilmelidir. Zamanla büyüme takip edilerek günlük mama miktarı büyüme oranında arttırılmalıdır.

Yavru köpekler 6 haftalık olduklarında kendileri için hayati tehlike oluşturan enfeksiyonlara karşı aşılanmaya başlanmalıdır. Anneden geçmesi olası parazitler için tedavi yapıldıktan sonra Veteriner Hekiminiz tarafından hazırlanan aşı programına tam olarak uyum yavrunun sağlıklı gelişimi için şarttır.