INUSUTUS PARANALIS ANAL KESELERİN YANGISI

 

TANIM : Etçillerde anüsün her iki tarafında öne doğru olan anal keselerin ince akıtıcı kanallarının dışkı, dışkı kalıntıları ve kir nedeniyle iltihaplaşmasıdır.Görev yapamaz ve irinleşirler.Sekretin dışarı akmamasına  neden olurlar. Koyu bir kıvam alır ve anal bezde pis kokulu kitle halinde toplanırlar.
Anal keselerin çevresinde oluşan yangılar,tümörler akıtıcı kanalı tıkar ve içeriğin dışarı çıkmasına engel olur.Apseleşme ve bölgede deformasyon baslar.dışarı açılırsa anal keselerin fistülü seklinde bir klinik görünüm ortaya çıkartır. SEMPTOM : Bölgedeki basınç ve kaşıntıdan dolayı hayvan sakin değildir.Anüsünü yalamak ister.Anüsünü yere sürtmeye çalışır.(kızak kaymak gibi) anüs bölgesine kimseyi dokundurtmaz ağrısı vardır. iştah kaybı ve ilerleyen durumlarda kilo kaybı görülebilir. hayvan dışkısını yapmakta zorlanır. bölgede şiddetli kaşıntıdan dolayı anüs bölgesinde ısırık yaraları şekiilenebilir ve çoğu zamanda bu yaralar enfeksiyon kapabilirler. Anal keselerin bulunduğu bölgelerde tüy dökülmeleri dikkati çeker. Anüsün alt yan tarafında fındıktan ceviz büyüklüğüne kadar varan kısmen yumuşak kısmen de ağrılı şişlik saptanır.Hayvan gaitasını yapmaktan çekinir.Küçük parçalar halinde yapar. ve sık sık tuvaletini yapmaya çalışır. Özellikle evde beslenen küçük ırk köpeklerde sık rastlanan bu durumlarda çoğu zaman veteriner hekimin rutin muayeneleri esnasında anal keseler veteriner hekim tarafından boşaltılarak hastalığın oluşmasına engel olunur. Fakat unutulmaması gereken durum bu işlemin bir hekim tarafından yapılması gerektiği ve ortada hiç bir anormallik yokken bu tür bir işlemi yapmanın yada yaptırmanın hiç de doğru olmadığıdır.

Tedavisinde pek çok yöntem vardır. bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağını veteriner hekimininz hastalığı şiddetine göre belirler. fistüllü olaylarda operasyon gerekir bazan apseleşmiş olaylar antibiyotikle tedavi edilebilirse de pek başarı şansı yüksek değildir. genelde operatif yolla kanalların açılması ve içerde toplanan sıvının boşaltılması gerekir. bazan analkeselerin komple alınması gerekebilir bu durumda bir daha böyle bir rahatsızlık oluşmaz ancak bununda doğurabileceği sıkıntıların olabileceğini unutmamanız gerekir.

AMAROSE BAKAR KÖRLÜK 

TANIM :
Gözde gözle görülebilecek patolojik değişiklik olmaksızın hayvanin görememesidir.

Bu hastalık bir çok göz hastalığının semptomudur.tüm evcil hayvanlarda özellikle sığır ve köpeklerde sik görülür

NEDENLER :
Nedenlerini 5 ana bolümde toplayabiliriz.
1-Gözün optik sisteminden ileri gelen bozukluklar
2-Retinadan ileri gelen bozukluklar
3-Nervus opticus + retina ile beyin görme merkezi arasındaki bağlantıda ki hatalardan ileri gelen bozukluklar
4-Merkezi Sinir Sistemi (MSS) hastalıkları
5-Metabolik bozukluklar

SEMPTOMLAR :
İlişkili olduğu hastalığa göre ani yada yavaş gelişir.Travmatik kökenlilerde ani şekillenir.Kongenital olanlarda ise Doğuştan körlük vardır.

Amarosisli hayvanlar ürkek yürüyüşleri tutuk alışık olmadığı yerlerde yere yada duvara çarpma görülür.

Klinik olarak en büyük semptom papillar refleksin kaybolmuş olmasıdır.ayrıca midriasis vardır.

VIT-A eksikliğine bağlı olaylarda bu vitamin eksikliğine bağlı aksaklıklarda şekillenir bu tur olaylarda körlükle beraber pupillalarda ödem ve vaskuler bir conjesyon görülür.

Amerose pek çok göz kusuruyla karışır. özellikle optik sistem rahatsızlıklarında dikkatli olmak ve olaya doğru yaklaşmak gerekir.
TEŞHİS :
Klinik görünümler göre yapılır.ayrıca sığır ve buzağıların kan ve kan serumunda VIT-A miktarı ölçülebilir.

PROGNOZ :
Akut olaylarda olumludur.özellikle Akut hypoavitaminosiste tedavi oldukça olumludur. Hastalığın başlangıç dönemlerinde ve özellikle doğumsal bir rahatsızlık yoksa tedavi şansı oldukça yüksektir. Bu dönemlerde hastanın iyi takip edilmesi ve iyibir muayeneden sonra tedavi şeklinin beşirlenmesi gerekir. Gözle ilgili rahatsızlıklar kısa sürede düzelmediğinden ve uzun süreli ilaçlar kullanılması gerektiğinden kontrollerinin dikkatli yapılması gerekir.

TEDAVİ :

HYPERADRENOCORTICISM (CUSHING’SYNDROME)

Kedilerde nadir görülen bir hastalıktır.hypofiz bezi tümörlerinden ileri gelir
KLİNİK PROFİL :
Etiyoloji : Hypofiz kökenli yada adrenal tümörler
Anamnez : Orta yaşlı ve daha büyük kedilerde görülür ve diabetle birlikte seyreder
Klinik belirtiler Sistemik : Polyuri, polydipsia, polyfagia, hyperglisemi, glucosuria, sarkık karın, sekonder enfeksiyonlar (sistit, pyothorax)Deri : Kellik, ince kıllar, yağlı deri(seborhea), hyperpigmentasyon, apse ,
Ayırıcı Teşhis Diabetes mellitus, Hypertitoidizim
Özel Test ACTH testi, kan profili, idrar testi, ultrasound, kimyasal testler
Tedavi
Prognoz
ANAMNEZ ve KLİNİK BAKI
Genel olarak orta ve daha yaşlı kedilerde görülür. çoğunlukla şeker hastalıklı kedilerde varedır (%81) polyuri, polydipsi, sarkık karın ve polyfagi vardır(%88-94)
Diğer belirtiler  kellik,kas kaybı, ağırlık artışı, karaciğer büyümesi, ince tüy, sekonder enfeksiyon, depresyon, ağırlık kaybı, deride kolay ezilme ve morarmalar, görülür. polyuri ve polydipsi sonucu glikokortikoitlerin hyperglisemiyi uyarması sonucu oluşan glikozuri ve diureze dikkat etmek gerekir. Köpeklerin hyperadrenocortiziminde bu durum sonradan da oluşabilir.Deride : eklem ve karın bölgesinde kellik, dağınık baş tüyleri, ince tüyler, yağlı deri, pigmentasyon, çürükler, tüylerde çabuk kopma ve kırılma, yüz bölgesinde seconder enfeksiyonlar, bakderi veya mantar kökenli sistit, pyothorax, bronchitis, rhinitis, pankreatitis ve domodiosis oluşur. iatrogenic hyperadreno-corticismde myopaty, simetrik kellik,ince tüy, deride çürük ve morarmalar, bilateral simetrik katarakt görülür.
Teşhis Ve Tedavi
Kimyasal profil ve kan testinde bazı değişiklikler görülebilir. kanda kolesterol ve şeker artar. idrardan şeker astılımı çoğalır, lymflymphopenia, eosinopenia , neutrophilia vardır AST ve ALT de artış vardır. BUN azalmıştır.

ACROMEGALY

Acromegaly olgun kedi ve köpeklerde Büyüme hormonunun (ACTH) neden olduğu normal olmayan salınımlarından kaynaklanan ve nadir görülen bir hastalıktır. En büyük nedeni Büyüme hormonu tümörleridir.Özellikle son zamanlarda kızgınlığın kontrolü amacıyla yapılan metroxyprogestorone (MPA) enjeksiyonlarının yüksek dozlarda ve sıklıkla yapılması da acromegalynin oluşumuna neden olduğu bilinmektedir.
KLİNİK PROFİL :
Etiyoloji : ACTH nın üretildiği bez tümörleri
Anamnez : Orta yaşlı ve daha büyük (8-14 yaş) kedilerde görülür Polyuria, Polidipsia ve Polifajia görülebilir
Klinik belirtiler Deride : Tüylerde kalınlaşma, baş ve boyun bölgesinde aşırı tüy katmanlarıSistemik :İç organlara ait değişik belirtiler görülebilir
Ayırıcı Teşhis Bütün sistemik hastalıklar
Özel Test Tomografi Ve ACTH düzey tespiti
Tedavi Radyoterapy ve Operasyon
Prognoz Kötü
ANAMNEZ ve KLİNİK BAKI
Genel olarak orta ve daha yaşlı kedilerde görülür ACTH nın salgısında ki artışa bağlı olarak vucut boyunda artma kilo artışı tüylerde kalınlaşma baş ve boyun bölgesindeki tüylerde katmanlaşma vede iç organlarda hypertrophy vardır. Anamnezde polyuria,polydipsia ve polyfajia zayuıflama yada şişmanlama derideçoğunlukla kalınlaşmalar ve özellikle baş ve boyun bolgesinde tüy katmanları görülür klinik bulgular arasında zayıf olarakta
Cardiomegaly Nephromegaly Mandibulada büyüme Kalpte murmur Kalp sahasında artma
*-Karinda şişme *-Kalp yetmezliği *-Böbrek yetmezliği Hepatomegaly
Diğer belirtiler  Spondylosis artropaty dilde hypertrophy  MSS belirtileri
Klinik Patoloji Olarak
Proteinuria Hyperproteinemia Azotemia Hypercolesterolemia Hyperphosphatemia
ALT de artış AST de artış Hyperglisemi glikozuria Hrytrocytosis
Teşhis Ve Tedavi
Anamnez, labaratuvar bulguları,klinik belirtiler teşhiste yardımcı olur. Acromegaly nin teşhisinde Acth ve glukoz testleri başarısız olmuştur. tomografi ve insulin tolorans testleri ile diabetes mellitustan ayrılmasına yardımcı olabilir. Tedavide radyoterapi yöntemi denenebilir. şururijikal yöntemler ve cobalt radyasyonu beraber denenebilir. bazı kedilerde tedavi sonrası conjektive kalp yetmezliği böbrek yetmezliği yada norolojik bozukluklar şekillenebilir.

ACNE

İdiopatik seyreder. yüzde dermatit vardır. her yaş gurubu kedide görülebilir. cinsiyet ayrımı yoktur.patogenesisis ve etiyolojisi kesin olarak bilinmemektedir. ergenlik dönemiyle alakası yoktur. gençlik döneminde oluşan yağ bezler, kıl folikülleri şişlikleriyle alakalı değildir. oluşumunda bir kaç faktör tespit edilmiştir.

  • yanlış tarama alışkanlığı
  • Yağ bezlerinin anormal salgısı
  • kıl dönmeleri
  • stres
  • viral hastalıklar
  • bağışıklık sisteminin baskı altına alındığı durumlar.
  • Tüylerin büyüme dönemindeki dinlenmeleri esnasında(yaklaşık 3 ay) yağ bezlerinin dişarı atması gereken yağların delikleri tıkaması
  • keratize olmuş defektlerin yağ bezlerine yerleşerek yağ bezi salgısını kötüleştirmesi

Geçmiş: çoğunlukla 1 yaş civarındaki kedilerde görülür. ama diğer yaşlardada görülebilir. lezyonlar değişkendir. hafif seyirlidir. bakderilerin işe karışmasıyla semptomlar artabilir.

Klinik : akne lezyonları koyu kahve renginde olup çenede ve dudaklarda yerleşir. kabuklar yumuşaktır. yumuşak eritromatoz (kızarık) yapıdadır. alt çenede ve dudaklar etrafında  şişlikler olabilir. bazan bunu bakderiyel foliculitis (folikul iltihabı) ile karakterize pustuller(deride oluşan içi iltihap dolu kabarcık)  takip eder. eğer bölgede inflomation (dokuların fiziksel yada kimyasal bir uyarana karşı gösterdikleri tepki) varsa bunu frunculos ve derin pyodermalar (deri iltihabı) takip eder. bazı lezyonlar ülseratiftir ve içleri exudatla doludur. bu sahneye sert nodüller, erythemalar, (deride oluşan kızarıklıklar) allophegia (kellik) ve ağrı oluşur. hastalık kronik seyirlidir. teşhisi kolaydır.

 

Patogenesis bilinmiyor
Anamnez Genç hayvanlarda hayatın her döneminde görülebilir
Belirtiler çene ve doduklarda nödüller vardır. çenede edema ve foliküller vardır.
Ayırıcı Teşhis Demodicosis, Malassezia, Eosonofilik granuloma, edema