Küşlarda tüy dökülmeleri ve tüy yolmanın ana nedenleri

Kuşlarda tüy dökülmeleri ve trüy yolmanın ana nedenleri

Tüylerdeki gelişim eksiklikleri Yaralanmalar Göz yaşı akıntıları Alerjik nedenler Akarlar Hormonal eksiklikler Protozoal hastalıklar Çevresel faktörler Kıl folikülleri iltihapları Viral enfeksiyonlar Stres Alışkanlıklar diye sıralanabilir.

Tüy gelişim eksikliğinde tüylü olınası gereken bölgelerde tüy bulunmaz. Cıkan tüyler anormal yapıdadır. kısa süre içinde dökülür yada çıkış süresi uzar (normal süre 21-25 gün) Yaralanmalara bağlı olarak oluşan tüy dökülmelerinde yaralanmanın deride oluşturduğu tahribat önemlidir. serin ve kıl foliküllerinin tahrip olduğu olaylarda yara bölgesi iyileştikten sonrada bu bölgede yeni tüyler çıkmaz. hafif yaralanmalarda dökülen tüyler normal süresi içinde tekrar çıkar.

Göz yaşı akıntılarının bol olduğu durumlarda ki bazı sistemik hastalıklar ve göz hastalıkları bu guruptadır. göz yaşının temas ettiği bölgelerdeki kıllar dökülürler eğer rahatsızlık devam eder ve kuşunuz tedavi edilmezse bu akıntılar bölgede irkiltilere neden olur ve birdaha o bölgeden kolay kolay tüy çıkmaz Kozalaklı ağaçlarla temas eden bazı türlerde alerjik reaksiyonlara bağlı tüy dökülmeleri görülür. Alerjen maddeler ortadan kaldırıldığında yada bu tür maddelere kuşun teması engellendiğinde tüyler tekrar çıkar. Akarlar bir parazit türüdür.

göz ,gaga ve vent bölgesinde bal peteğine benzeyen yaralar oluştururlar. bu bölgelerde tüy dökülmelkeri oluşur. Tüyün yeniden çıkmadığı veya tüy değişiminin gerçekleşmediği kuşlarda şişmanlık yada deri tümörleri varsa tiroit bezinin düzgün çalışmadığından şüphelenmek gerekir Protozoal hastalıklarda özellikle muhabbet kuşları ve. Cockatiellerde göğsün gerisinde tüy dökülmeleri olabilir Çevresel faktörlerde kuşun bulunduğu ortamdaki hava nemindeki düşüşlerde de tüyün çıkma süresinde uzama ve tüy dökülmeleri görülebilir

Polifolikulitis adı verilen yaygın kıl folikülleri iltihaplarında da tüy dökülmeleri oluşur ve yeni tüyün çıkma süresi başlarda uzar tedavi edilmediği durumlarda tüysüzlük kalıcı olabilir. Kuşlarda görülen pek çok viral hastalıkda geçici tüy dökülmeleri görülebilir Kuşun kendi tüyünü yolması olgusuysa pek çok nedene bağlı olarak şekillenir ve sistemik bir muayeneyi gerektirir. Enfeksiyonlar Metabolik hastalıklar Zehirlenmeler

Tüy ve deri parazitleri Kıl folikülü iltihapları Hormanal sistem rahatsızlıkları Tümörler Üreme sistemi anormallikleri Davranış bozuklukları v.b pek çok sebeb sayılabilir.

Erkek kuşlarda görülebilen bazı davranışlar ;

Dişi kuşlara hatta kendi yavrularına karşı saldırganlık göstererek onlarda tüy dökülmelerine neden olabilirler. Erkek kuşlar bazan yuva yapmak amacıyla kendi tüylerini yolabilirler. Erişkin kuşlar daha genç kuşlarla bir araya konulduklarında da erişkinlerde kendi tüylerini yolma davranışı görülebilir. Cockatiel ve Macavv’ların yanma dişi kuş konulmadığında kendi tüylerini yolma davranışı gösterirler,

kafes boyunun azlığı kuşlara banyo yapma imkanının tanınmamasında da tüylerin yolunması davranışı görülebilir. piskolojik tüy yolma ise daha çok Amazon papağanı, Afrika gri papağanı ve Macaw’da görülür.

Uygulanan yanlış tedavi yöntemleri tüy yolma alışkanlığının oluşmasının en büyük nedenidir. Çünkü Tüy yolma Uzun süren hastalık yada sttres sonucu oluşur.

Kuşlarda tüy yolma problemi ortaya çıkar çıkmnaz mutlaka veteriner hekime muayene ettirilip nedenler tespit edilmeli ve gereken tedavi yöntemi titizlikle uygulanmalıdır. . Kuşlar ilk olarak kanat ve kuyruk sonra sırt ve göğüs bölgesi tüylerini yolarlar, baş ve boyun bölgesindeki tüyler sağlam kalır. Psikolojik tüy yolmanın nedenleri alışkanlık, can sıkmtısı, korku, sinirlilik, yeni kafes arkadaşı, yeni oyuncak, eve başka bir hayvanın alınması. kafes arkadaşının olmayışı, kafes arkadaşının ölmesi ve diyet değişikliğidi gibi sebepler olabileceği gibi Hipotroidizimde özellikle baş bölgesinde kasıntısız ve kabuklanmanın bulunmadığı tüy dökülmesi de olabilir.

Teşhis ve Tedavi : Yukarda bahsedildiği gibi tüy yolma yada tüysüz kalamanın nedenleri oldukça çoktur. Tedavi ve teşhiste mutlaka veteriner ekiminizin sizi yönlendirmesine ve verdiği reçetenin dikkatli bir şekilde uygulanmasına dikkat edini

KÖPEK ve KEDİ BESLEME

KÖPEK ve KEDİ BESLEME Tüm diğer bilimsel konularda olduğu gibi kedi ve köpek beslemeyle ilgili önemli gelişmeler yirminci yüzyılda, özellikle de yirminci yüzyılın ikinci yarısında olmuştur. Kedi ve köpek beslemeye olan ilginin artışında insanların yaşam tarzlarındaki değişmeler ve Dünya’ya bakış açısında ortaya çıkan farklılıklar da etkili olmuştur. Ayrıca, çekirdek aile sayısındaki artışlar, yazılı ve görsel iletişim araçlarındaki sürat ve yaygınlık, ailelerin kültür ve sosyo-ekonomik düzeylerindeki dikkati çeken iyileşmeler olumlu katkı yapmıştır. Tüm bu sayılanlardan daha önemli olmak üzere hastalıkların önlenmesi ve sağıltımında ortaya konulan gelişmeler, bilimsel yöntemlerle üretilen dengeli ve sağlıklı, ticari karma yemlerde bu gelişmede etkili olmuştur. Ayrıca, bazı resmi ve özel kuruluşların profesyonel bir yaklaşımla vermeye başladıkları eğitimin de buna kalkışı vardır. Geniş halk kitlelerinin hayvan haklarım benimsemesi ve bunları gelişmişliğin bir göstergesi olarak ortaya koyup, uluslararası platformlarda savunması, yalnız kedi ve köpeğin değil tüm diğer hayvanların da en azından türlerinin korunması bakımından olumlu yaklaşımlardır, Bu değişmelere koşut olarak Türkiye’de de son on yıl içersinde kedi ve özellikle de köpek sayısında dikkati çeken artışlar meydana gelmiştir. Büyük illerde özel veteriner kliniklerin hızla arttığı, köpek, kedi satan marketlere ve dergılere ılgının arttığı görülmektedir. Türkiye’de 1997 yılı içersinne köpek ve kedi yemi, aşısı ve aksesuarı ithali için ödenen paranın 12 milyon ABD dolarım aşması konun boyutlarım ortaya koyması bakımından çarpıcıdır. Tüm bu gelişmelerin Türkiye’de sağlıklı bir biçimde olduğunu söylemek de olası değildir. Sertifikalı, annesi babası bilinen saf ırkların üretimi yerine tesadüfi çiftleştirmelerle elde edilen yavrular elden ele dolaşmaktadır. Bu arada bütün Dünya’nın yakından tanıdığı sadık bir dost ve bir görev hayvanı olan Sivas Kangal köpeğinin üretimi meraklı özel kişi ve kuruluşların yanı sıra üniversitelerde, Silahlı Kuvvetlerde ve Emniyet Kuvvetlerinde ciddi programlar dahilinde yapılmakta olup, önemli sayısal artışlar meydana gelmiştir. Akbaş ve Kars (Şark) Çoban Köpekleri ve benzeri diğer yerli köpek ırklarımızın da aynı ilgiyi görmesi ümit edilmektedir. Ankara ve Van kedilerine olan ilgi de giderek artmakta olup, üretilmeleri üniversitelerin ve bazı araştırma enstitülerinin programları içersine alınmıştır. Köpek ve kedi başta olmak üzere pet adı verilen evde beslenen hayvanların sahiplenilmesinde duygusallıktan uzak ve gerçekçi olmak gerekmektedir. Bir diğer ifade ile hayvan sahiplerinin; 1- yaşadıkları yakın çevrenin sağlık ve huzurunun bozulmamasına azami dikkati sarf etmeleri, 2- bedensel ve moral bakımdan kendi sağlıklarına özen göstermeleri, 3- hayvanın hak ve gereksinmelerini bilme ve yerine getirmede titiz olma mecburiyetleri vardır. Ayrıca unutulmamalıdır ki hayvanlar hep genç ve sağlıklı kalmazlar. Onlarında canlı oldukları, bir diğer ifade ile hastalanabilecekleri ve yaşlanacakları bilinmelidir. Gerçek hayvan sevgisi de böyle zamanlarda ortaya çıkmaktadır. VET & PET “Vet”, Batı dillerinde veteriner hekimin kısa yazılımı ve konuşma dilinde ki ifadesidir. “Pet”, elin baş ve boyundan başlayarak dolaştırılması, temas ederek sevmek anlamında ingilizce bir kelimedir. Evde beslenen tüm hayvanlar dokunularak sevilmeseler bile, köpek ve kedi böyle sevildiği için, evde bakılan bütün hayvanlar için “pet” kelımesi kullanılmakta olup, kısa ve kolay olduğu için dılımize de girmiştir. Bu grupta başta köpek ve kedi olmak üzere, koyun, keçi, maymun, tavuk, tavşan, kobay , hamster, fare, midilli atı, ve akvaryum balıkları ile kuşlar yer almaktadır. Meraklıları tarafından yılan, akrep, örümcek, vb de evde beslenmekle birlikte, bunların sayışı son derece azdır. Neden Kedi ve Köpek Besleniyor ? Aslında maymunlar zeki ve etkileyici olmalarının yanı sıra kedi ve köpek kadar da sevilen hayvanlardır, insanlar köpek ve kediye yönelırken niçin bu hayvanların dostluğundan uzaklaşmışlardır ? Geçmişte toplumun üst sınıflarının pet olarak maymun beslediklerine ilişkin belgeler mevcuttur.Günumüzde ise insanların pet olarak ilgi duydukları hayvan türünün basında köpekler gelmektedir. Batı ülkelennde hala köpeklere uzak duran ve pet olarak domuz, maymun, koyun, at, keçi ve inek besleyen insanlar bulunmakla birlikte, bunların sayışı fazla değildir. Köpek ve kedi ne kadar yaygındır? ingiltere ‘de evlerin % 24 ‘ünde köpek ve % 20’sınde kedi mevcutken muhabbet kuşu ancak % 6 kadardır. Arkeologlar kurtların ilk evcılleştinlen hayvanlardan olduğunu ve bunun da yaklaşık olarak 14 bin yıl önce meydana geldiğin! ifade etmektedirler. insanların hayatta kalabilme rnücadelesinde hayvanların katkısının önemli rolü olmuştur. Bu yakın ilişkide; insanların yerleşik yaşam tarzım seçmeleri île sofra artıklarım, yiyecek parçalarım ve kemikleri kurtlara ver- meleri bir başlangıç oluşturmuştur. Kurtlar bu yolla bir kısım gereksinimlerim kolaylıkla sağlamışlardır. Köpeğin yaşamımıza girmesindeki en önemli nokta; bu hayvanın doğru yer ve zamanda, diğer evcil hayvanlarda olduğu gibi, insanın yakımnda bulunmasından kaynaklanmıştır. Vücut büyüklüğü, pet olarak köpeğin bu kadar yaygın yetiştirilmesinin bir diğer önemli nedenidir, Köpekler geniş bir yelpaze içersinde dağılım gösteren vücut büyükiüğüne sahiptirler. Bu dağılım içersinde büyük ırk köpekler, örneğin irlanda kurt köpeği bile insanlarla yakın iletişim kurabilmektedir. Köpeklerin iyi eğitilebilir olmaları, tercih edilmelerinim bir başka nedenidir ve eğitimleri yalnız yeme, içme, dışkılama ve idrarlarım yapmayla da sınırlı değildir. Bekçilik, av, yarış, görme özürlülere yardımcı olma, bomba, mayın, uyuşturucu, enkaz altında kalanları arama, kızak ile yük çekme ve kurtarma faaliyetlerine katılma için de köpekler son derece güvenilir bir tarzda yetiştirilebilir. Sonuç olarak insanlar ilgileri ve olanakları çerçevesinde farklı büyüklükte, değişik davranış özelliklerine sahip köpekleri değişik amaçlar için seçebilme, onları bakıp, büyütebilme şansına sahiptirler. Kediler tüm ırklar dikkate alındığında ve köpeklerle karşılaştırıldığında, birbirine oldukça yakın vücut büyüklüğüne sahip hayvanlardır. insanların tüylü, sıcak varlıkları sevmeleri de köpek ve kediye yönelmelerinde önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca yaşlı insanlar onları çocukları yerine koymaktadır. Daha genç insanlar ise, dostluğu, güveni ve vefayı buldukları için hayatlarım bu hayvanlarla paylaşmayı tercih etmektedirler. Hamster ve fareler çok küçük ev hayvanlar olup, kafesleri dışında bakılamazlar. Kafesten çıkartılacak olurlarsa da ezilebilir, kaybolabilir ya da diğer hayvanlara yem olabilirler. Bu yazı ; Prof.dr.Ahmet ergün ve doç.dr.Ö.Hakan Muğlalının kedi ve köpek besleme besleme hastalıkları ve klinik besleme kitabından alınmıştır.

Ulaşım Ve Konum

Aziz Mahmut Hüda-i Mahallesi

Doğancılar Caddesi No:71/A Üsküdar /İSTANBUL

Tel :0216 492 20 57

GSM: 0535 212 65 24

BİZE ULAŞMA YÖNTEMLERİ
1. YÖNTEM : Üsküdar sahilindeki büyük meydana gelin (Demokrasi Meydanı) sırtınızı sahile doğru çevirin sağ tarafta büyük bir cami var camiyle sahil arasında otobüs ve minibüs durağını göreceksiniz durakla caminin arasından bir yol geçi yor bu yola girin önce sağa sonra hemen sola kıvrılın ve hiçbir yere sapmadan yaklaşık 200 metre ilerleyin şimdi sağınızda sağlık ocağı var 10 m sonraysa Mithat paşa Kız meslek lisesini göreceksiniz 20 m daha devam edince hemen sağda Bizi bulacaksınız
2,YÖNTEM : Demokrasi meydanından sahili takip ederek harem yolluna girin 2. ışıklara geldiğinizde Üsküdar evlendirme dairesini sol tarafta göreceksiniz oradan yani ışıklardan U dönüşü yapın subay orduevini  geçin doğa aile çay bahçesinin önünden sağa dönün batı kolejini göreceksiniz 20 metre ilerde yol çatallaşıyor buradan tekrar sağa dönün 20 metre ilerde sol tarafta bizi bulacaksınız
3. YÖNTEM : Kadıköy’den gelirken doğancılar parkının oradaki ışıklarda direk karşıya geçin karakolu göreceksiniz yoldan hiç sapmadan devam 100 m sonra  sağ tarafta biz varız

Daha Büyük Görüntüle

 

İDRAR’IN RENGİ BİZE NELER ANLATIR?

İDRAR’IN RENGİ BİZE NELER ANLATIR?

Soluk sarı:  Normal idrar rengidir.

Turuncu- sarı :

İdrarın yoğunluğunun artması ; idrar taşları, fus

Kristaller : Ürat,Ksantin , sistin gibi kristaller, Kalsiyum Oksalat Monohidrat ve Dihidrat, Struit (Magnezyum-Amonyum-Fosfat), Kalsiyum Fosfat  kristalleri, alt ve üst idrar yolu hastalıkları

Ürobilin : karaciğer kökenli hastalıklar (Siroz, hepatit v.b)

Bilirubin : Enfeksiyöz hastalıklar (sepsis, FIP, feline coronavirus enfeksiyonu, hepatobiliyer hastalıklar, kedide Kolanjit ve Kolanjiohepatit, Safra Kesesi ve Ekstrahepatik Biliyer Hastalıklar ve kalp kurdu gibi hastalıklar)

Sarı-Kahverengi : Pankreas ve safra kesesi hastalıkları

Yeşil-Kahverengi : pankreas ve safra kesesi hastalıkları

Kahverengi- Siyah : Pankreas ve safra kesesi hastalıkları

Melanin : Ani körlük, yüz felci, keratoconjuktivitis sicca ve pannus

Methemoglobin : naftalin zehirlenmesi , Ventilasyon-Pertüzyon Uyuşmazlığı

Miyoglobin : Böbrek yada alt idrar yolu hastalıkları

Hematüri : Paratiroidizm, Ehrlichiozis,kalıtsal ve edinsel pıhtılaşma bozukluğuyla seyreden hastalıklar, böbrek yada idrar yollarını etkileyen hastalıklar, ekstraüriner hastalıklar(penis yada peripisium tümör yada apseleri, piyometra gibi hastalıklar),prostat, idrar yolu hastalıkları

 

Kahverengi

Melanin : Ani körlük, yüz felci, keratoconjuktivitis sicca ve pannus

Methemoglobin : naftalin zehirlenmesi , Ventilasyon-Pertüzyon Uyuşmazlığı

 

Renksiz :

Dilüle idrar : Endokrinolojik ve Metabolik Hastalıklar (Diabetes insipitus)

Süt beyaz :

Piyuri : paratiroidizim,  idrar yolu enfeksiyonları, prostat, prostat apsesi

Lipit : Akut körlük, Miyazis ve Miyopatiler

Kristaller : Ürat,Ksantin , sistin gibi kristaller, Kalsiyum Oksalat Monohidrat ve Dihidrat, Struvit (Magnezyum-Amonyum-Fosfat), Kalsiyum Fosfat  kristalleri , alt ve üst idrar yolu hastalıkları

Kırmızı,Pembe,Kırmızı-Kahverengi  :

Hematüri : Paratiroidizm, Ehrlichiozis,kalıtsal ve edinsel pıhtılaşma bozukluğuyla seyreden hastalıklar, böbrek yada idrar yollarını etkileyen hastalıklar, ekstraüriner hastalıklar(penis yada peripisium tümör yada apseleri), piyometra gibi hastalıklar),prostat, idrar yolu hastalıkları

Hemoglobinüri : Anemi, kardiyopulmoner hastalıklar (kalp kurdu)

Miyoglobinüri : Böbrek yada alt idrar yolu hastalıkları,

Porfirinüri  : Güneş ışığına maruz kalmış idrar

Piyuri : paratiroidizim,  idrar yolu enfeksiyonları, prostat, prostat apsesi

Zeki çelebi

Veteriner hekimi

Kaynak : mark.s.thomson : Small Animal Medical Differential Diagnosis (Second Edition)

 

 

 

Kedi ve köpeklerde kötü kokunun nedenlerine bir bakış

Kedi ve köpeklerde kötü kokunun nedenlerine bir bakış

Kedi ve köpeklerin kötü kokması sıkça rastlanan vede istenmeyen bir durumdur. Ağzın yada vücudun herhangi bir yerinin kötü kokması pek çok etmenin rol aldığı bir durum olabildiği gibi bazende basit nedenlerden ileri gelir. Herşeyden önce budurumun normal olmadığını bilmek gerekir. Sharpei gibi sarkık derili petlerde deri kokusu mantar ve sekonder enfeksiyonların neden olduğu bir dermatitin ürünüdür ve pek çok hastasahibinin tersine normal değil patagonomik bir sorundur.

Ağız Kokusu Halitozis olarak bilinir vede altında pek çok nedeni barındırır.

Diyete bağlı ağız kokusu : Petlere verilen gıdaların kendilerine has kokuları halitozis nedenidir. Gıdada bulunan soğan, sarımsak gibi aromatik gıdalar ile hayvanın yediği leşlerin kokusu yada koprofajı (dışkı yeme)ye bağlı ağız kokuları teşhiste ilk akla gelenlerdir.

Dermatolojik Hastalıklar : Cilde sürülen bazı Dimetil sülfoksite (DMSO) gibi ilaclar ağız kokusuna neden olur. Ayrıca dermatit formu bulunan Eozinofilik granüloma(Felin eozinofilik granüloma kompleksi                                                                                                                                                    ,pire alerjisi,pitiyalizim,solgunlukdisfaji ve Lenfadenopati),  Kutanöz lenfoma(Deri ya da Mukoz Membranların Erozyon ve Ülserleri                       Pullanma ve Kabuklanma ), Lupus eritematozus )pullanma kabuklanma,solgunluk, Peteşiler ve ekimozlar, Splenit/Splenomegali, Akut Böbrek Yetmezliği v.b), Pemfigus komplesks(Alopesi ,pullanma kabuklanma,kaşıntı,solgunluk)ve İlaç döküntüleri vede Dudak kıvrımı piyoderması(Pityalizm)  Gibi hastalıklarda  da ağız koku görülür.

Gastrointestinal Hastalık  : Ekzorin pankreatik yetmezlik ,Megaözefagus, Yangısal bağırsak hastalıkları  gibi hastalıklarda halitozis nedenidir.

Metabolik Hastalıklar: metabolik hastalıklardan;

Böbrek yetmezliği (üremi) ve Diabetik ketoasidozisde(nefeste Aseton kokusu) de ağız kokusu vardır.

Oral Hastalıklar : Elektirik kablosu yaralanması olarakda bilinen özellikle yavru köpek ve kedilerin diş dökme dönemlerinde dişlerini kaşımak için kemirdikleri objeler ve elektrik kablolarını kemirerek elektriğe maruz kalmalarıyla oluşan elektrik çarpması yaraları, Faranjit vede larenjitlerde ağız kokusuna sebebtir  diş köklerinde, Ağızda oluşan ülseratif yaraların içinde, periodontal cepler içinde sıkışan gıda artıklarıda hallitozis nedenidir. Ayrıca diş taşları ağız içinde oluşan kitleler (fibrosarkom, melanom ve skuamöz hücreli karsinomu), Dişlerdeki apseler, gingivitisler, Periodontitisler, stomatit, glossitis gibi hastalıklarla  oral travmalar vede ağızdaki kırıklarla çıkıklar vede ağıziçindeki yabancı cisimlerde hallitozisin bir nedenidir.

Respiratorik hastalıklar  : solunum yolu hastalıklarında ağız kokusuna neden olan hastalıklara gelirsek; Solunum sistemindeki bütün neoplaziler, pneumoniler vede akciğerlerdeki çeşitli apseler, burun akıntıları (Rinitis) vede sinüzitler ağız kokularına neden olur.

Davranış : Hayvanlarda görülen bazı davranışlarda  ağız kokusuna neden olur. Alt İdrar yolları enfeksiyonu,  Anal kese iltihapları, Periodontal ceplerde tutulan kıllar ,Vajinit, balanopostit gibi hastalıklarda enfekte yerlerin yalanması sonucunda da  ağız kokusu şekillenebilir

Vücudun kokmasına neden olan hastalıklara gelecek olursak :

Dermatolojik hastalıklar : Deri ya da Mukoz Membranların Erozyon ve Ülserleri (köpeklerde paraziterdir. Çeşitli otoimmun subepidermal vezikülobüllöz hastalıklar (mukokutanöz pemfigus) ) ve Piyodermalar (yüzeysel ve Mukokutanöz piyoderma )

Endokrinolojik ve Metabolik Hastalıklar : Diabetik Ketoasidozis, Glukagonama

Enfeksiyöz Hastalıklar : Layşmanyazis (Dermatolojik lezyonlar:burunda Mukokutanöz lezyonlar)

Gastroenterolojik Hastalıklar: İnce bağırsak hastalıkları (Ağız kokusu)

Pityalizm (Aşırı Salivasyon)   : mukokutanoz kavşak lezyonları

Bakteriyel : Pullanma ve Kabuklanma  Mukokutanöz piyoderma

 

Zeki çelebi

Veteriner hekimi

Kaynak : mark.s.thomson : Small Animal Medical Differential Diagnosis (Second Edition)