A A A

Reptiller boynuzumsu ve kabuğumsu derileriyle tanınırlar. Timsahlar, kaplumbağalar, kertenkeleler ve yılanlar bu gruptakı hayvanlardır

REPTILLERtN ANATOMISI VE FÎZYOLOJÎSÎ

Deri

Reptillerin derişi amphibianlara göre daha kurudur. Çoğu reptilde deri üzeri pullarla kaplıdır. Epidermisin yüzeyi kalındır ve keratinleşmiştir. Bazı reptillerde (büyük kaplumbağalar ve bazı kertenkeleler gibi) pullar daha fazla keratinize olmuştur. Deride müköz bezler ve zehir bezleri bulunmaz. Glandular yapılar sınırlıdır. Kaplumbağalarda deri yapışı kabuk şeklinde gelişmiştir. Kaplumbağaların çoğunda dermiş primer olarak kemiktir. Bu yapı kaburga ve vertebrayla devam eder. Kabuk ağırlığı total vücut ağırlığının yansı kadardır.

Solunum sistemi

Reptillerde solunum sistemi basittir. Kısa ve komplike olmayan bir nazal boşluk, fonksiyonel olmayan nazal sinüsler, uzun bir trakeya, kıkırdaktan yapılmış halkası bulunan bir çift bronş ve hava depolamaya yarayan ve Öz değişimi görevi yapmayan keselerden oluşmuş bir akciğer bulunur. Akciğerler ortada bir hava kesesi ve kenarlarda alveollerden oluşur. Tubuler kanallar şeklinde olan akciğerler ağ şeklinde respiratorik epitelyal yüzeye sahiptir.

Yılanların çoğunda sağ akciğer fonksiyoneldir, sol akciğer rudimenterdir. Boğa ve piton yılanlarının her iki akciğeri de fonksiyoneldir. Yılan ve kertenkelelerin akciğerlerinde bir kraniyal respiratorik ve bir kaudal nonrespiratorik olmak üzere iki bölge vardır. Nonrespiratorik bölgeye kazeöz nitelikte eksudat birikir.

Kaplumbağalarda akciğerler çok kompartmanlı ve keselidir, bronşiyal yapı yoktur. Bronşlar akciğerlerin dorsal yüzeyine açılır. Oksijen değişimi akciğer kompartmanlarının retıkular bölgesinde gerçekleşir. Mukoz membranlarda siliyalar bulunmasına karşın eksudat drenajı akciğerlerde bulunan bir çok septum tarafından inhibe edilir ve sıvı havuzcuklarda birikir.

Yılan ve kaplumbağaların nazal boşlukları birbirine benzerdir. Burun salgıları müköz karekterde olduğu için yangı durumunda akıntı daha koyudur. Burun çekme ve öksürme yeteneği yoktur. Siliyar hareketler glottiste sonlanır. Yumuşak damak bulunmadığından alt solunum yollarından gelen akıntı buruna kadar ulaşamaz ve sıvı havuzcuklarda birikir.

Yılan ve kertenkelelerde diyaframa bulunmaz. Respirasyonda görev yapan primer kaslar interkostal kaslardır. Timsahlarda karaciğere bağlanan fonksiyonel bir diyaframa bulunduğundan timsahlar öksürebilir. Diğer reptiller öksüremezler ve solunum sistemindeki eksudatı atamazlar. Kaplumbağalarda iç organların ve ayakların hareketi havanın akciğerlere giriş-çıkışına yardımcı olur. Bazı su kaplumbağalarında faringeyal ve kloakal membranlarda gaz değişimi olmaktadır.

Barınağın sıcaklığı

Reptillerin çoğu ektothermal poiklothenn (vücut sıcaklığı çevre ısısına göre değişen) özelliğe sahip olduğundan çevre ısısına bağımlıdırlar. Metabolik aktivitelerinden kaynaklanan sıcaklık sınırlıdır. Ürettikleri sıcaklığın tamamım koruyamazlar. Vücutlarındaki günlük sıcaklık dalgalanmalarım kontrol edebilmek için bazan serin bazan ılık ortam ararlar. Bakteriyel ajanlarla enfekte olduklarında ılık yerlere giderler. Bu nedenle yılanın beslendiği yerde onun ısınma veya serinleme isteğini karşılayabilecek düzeneklerin kurulmuş olması gerekir. Reptillerin vücut sıcaklığındaki düşüş ve yükselmeler sindirim, antikor üretimi ve antibiyotiklerin vücutta dağılımı ve klerensini ayarlamada gereklidir. Çevre ısısı tropikal tür reptiller için 27-38°C, ılıman bölge türleri için 20-35°C'dir. Semiakuatik kaplumbağa türleri daha düşük ısı aralığım tercih ederler. Reptillerin çoğu güneşlenerek ısınmak isterler. Bu nedenle direk güneş ışığı bulunamadığında infrared lambaları kullanılır. Isı kaynakları ısıtılacak canlıdan 45 cm uzakta bulundurulmalıdır. Aşırı ısınma problem yarattığından reptillerin barınaklarında termometre ve termostatlı ısı kaynakları bulundurulmalıdır. Ayrıca havalandırmanın da bulunması yararlı olur. Barınağın tabandan İsıtılması özellikle yılanlarda tercih edilir. Bu sistem taban alanının % 30'unu ısıtacak şekilde yerleştirilmelidir ve termostatlı olmalıdır. Isı kaynağının yanıklara yol açmayacak şekilde yerleştirilmesi gerekir. Reptiller düşük çevre ısısı şartlarında hareketsizleşirler. Bu durum ılıman bölge reptilleri için normaldir ve optimal üreme faaliyetleri için gereklidir. Fakat barınakta bakılan yılanı uyutmak için çevre ısısını düşürmek doğru değildir. Barınakta aşırı sıcaklık dalgalanmalannın meydana gelmesinden kaçınmak gerekir.

Foto periyot

Ilıman bölge türleri foto periyodu reproduktif siklusu düzenlemede kullanırlar. Tropik türlerde bu siklus üzerine çevre nemi, yağmur, alınan gıda. populasyon yoğunluğu ve hava cereyanı gibi faktörlerin etkisi foto periyottan daha fazladır. Barınakta tutulan reptillerde reproduktif aktiviteyi uyaran en önemli faktör çevre sıcaklığındaki değişikliktir.

Su ve nem

Semiakuatik türler içine gömülebilecekleri miktarda suya ihtiyaç duyarlar. Bu türlerin çoğunda beslenme, üreme ve sosyal ilişkiler su içinde olur. Kullanılan suyun filtrasyonu ve havalandırılması yapılarak toksik organik artıkların ve patojenik organizmaların birikmesi önlenmiş olur. Suyun özelliğini ayarlarken reptilin doğal şartlarında yaşadığı suyun tuz oranı ve pH'ı düşünülmelidir. Üre atma eğiliminde oldukları için akuatik ve semiakuatik türlerde su kaybı fazladır. Doğal şartlarında kurak ortamda yaşayan türler ise ürik asit atma eğilimindedirler ve suyu depolarlar. Çoğu reptıl türleri susuz alanda bakıldıklarmda deri ile su kaybederler. Timsahlarda bu yolla su kaybı vücut ağırlığmın %20'sine ulaşır. Reptil türlerinin çoğu sularım havuz ya da tastan içerlerken bir kısım küçük kertenkeleler ve bukalemunlar su ihtiyaçlarım üzerlerindeki su damlalarından karşılarlar. Bu nedenle bu tür reptillerin yaşadıkları ortamın havasım nemli tutmak veya ortama su püskürtme sistemi kurmak gerekir. Reptillerin yaşadıkları ortamın nemi %35'den az olursa deride kuruma ve soyulma, nem %75'den fazla olursa mantar ve bakteriyel hastalıklar meydana gelir.

BARINAK DÜZENLEMESI

Reptillerin çoğu barınakta sinirli ve güvenilmezdir. Bu nedenle reptilin saklanabilmesi ve kendini güvende hissedebilmesi için kafese bazı malzemelerin konulması gerekir. Ağaca tırmanma özelliği olan türler için bazı cisimlerin dikine konulması yararlı olur. Yerde yaşayan reptiller için ise bu cisimler barınağa yatay konulur. Karada yaşayan ve kazma özelliğine sahip türler için barınakta kutu, ağaç gövdesi ve kaya parçaları gibi saklanabilecekleri cisimler bulunmalıdır. Bazı reptil türleri için bannaklarının cam duvarının yerden 20 cm'lik kısminin siyaha boyanması hayvanın kendisini güvende hissetmesi bakımmdan önemlidir. Gündüzleri aktif olan ve gruplar halinde barındırılan bazı
reptillerin güneşlenmek ve beslenmek için ayrı ayrı bölümlere gereksinimleri vardır. Barınağın kalabalık olması strese, beslenme, su içme ve güneşlenme bölgesinin paylaşımı ve çiftleşme yarışı nedeniyle kavgalara neden olur. Agresif türler beslenme sırasında birbirinden ayrılmalı, uyumlu türler birlikte b arındırılmalı dır. Kaplumbağaların çoğu sürekli su varlığında yaşayabilirler fakat zaman zaman su dışında tırmanıp dinlenebilecekleri, gezerek egzersiz yapabilecekleri yerlere gereksinimleri vardır. Böyle alanların bulunmadığı barınaklarda yorgunluktan ölen kaplumbağalara rastlanmıştır.

Bannaktaki malzemeler aşınmayan, toksik olmayan ve dezenfekte edilebilir özellikte olmalıdır. Yılanlarda altlık olarak gazete kağıdı, kum, talaş ve naylon kullanılabilir. Boyu 45 cm'den küçük olan yılanlarda altlığın gevşek malzemeden olması beslenme esnasmda bu malzemenin gıdayla birlikte yutulmasına ve bağırsak tıkanmasına neden olur. Bu nedenle beslenmenin ayrı bir bölmede gazete kağıdı üzerinde yapılması gerekir. Hasta reptillerde barınağın altına gazete kağıdı serilmesi uygun olur. Altlık olarak kullanılan talaşın uçucu kokuşu mukoza irritasyonuna yol açar. Altlık olarak kullanılabilecek diğer malzemeler kertenkeleler ve kaplumbağaların birçoğu için kum veya ağaç yaprakları, kaplumbağalar için tavşan yemi olarak hazırlanmış olan alfa alfa peleti'dir. Timsah ve su kaplumbağaları için barınaklannda çimentodan yapılmış beslenme ve güneşlenme alanları bulunmalıdır. Su kaplumbağalarının küçük taş parçalarım yutabileceği unutulmamalıdır.

HİJYEN

Reptillerin uzun süre yaşamlarım sürdürebilmeleri için hijyenik şartlara uyulması çok önemlidir. Barınaklarda hayvanların çıkardıkları atıklar ve gıda artıkları günlük olarak temizlenmelidir, îç parazitlerin hayat sikluslan genellikle direk olduğundan dışkıların sık değiştirilmesi çok önemlidir. Su kaplumbağalarının ayrı beslenme tankında beslenmesi yaşadığı ortamın gıda artıklarıyla kirlenmemesini sağlar. Beslenme sonrası konulduğu tank suyunun iyi filtre edilmesi ve havalandırılması önemlidir. Bulaşmayı önlemek için kafes temizliğinde kullanılan malzemeler quartemer ammonium solüsyonu ile dezenfekte edilmelidir. Barınaktaki tüm malzemeler 3 ayda bir yenilenmelidir. Reptilin yaşadığı su veya çevre 3 ayda bir dezenfekte edilmelidir. Su kapları en az haftada bir kez temizlenmelidir. Kaplumbağalar klorlanmış suyu tolere edebilirler yalnız geçici göz irkiltisi meydana gelebilir.

REPTİLLERİN GIDA GEREKSİNİMLERİ

Egzotik hayvanların gıdasını belirleyebilmek için onun doğal yaşam şartlarındaki beslenme alışkanlığına, ağız ve mide-bağırsak morfolojisine bakmak gerekir. Verilen gıdanın yeterli olup olmadığı büyüme, reproduktif verim ve yaşam uzunluğuna bakılarak değerlendirilir. National Research Council'ün (NRC) domestik ve laboratuar hayvanları için hazırlamış olduğu minimum gıda gereksinimleri listesi başlangıç olarak kullanılabilir. NRC'nin hazırlamış olduğu gıda programı çiftlik hayvanlarındaki ağırlık kazancı, süt ve yumurta üretimini artırma üzerinedir. Bu amaç egzotik hayvanların gıdasını belirlerken gözetilmesi gereken amaçtan farklıdır. Reptillerin metabolizmaları çevre ısısına göre değişiklik gösterdiğinden besin gereksinimlerinin ayarlanması daha güçtür. Verilecek gıdanın iyi kalitede olması ve bozulmuş olmaması gerekir. Paketlenme tarihinden sonra bir yılı, dondurulduktan sonra 6-12 ayı geçen gıdalar verilmemelidir. Kaplardaki artık gıdalar bekletilmemeli, yeni gıda konulmadan önce su ve gıda kapları temizlenmelidir. Dengeli gıda verilen hayvanlara ayrıca destekleyici maddeler vermeye gerek yoktur.

Su

Su normal hidrasyon için gereklidir. Yüksek çevre ısısı, düşük nem ve yetersiz havalandırma şartlarında bakılan kertenkeleler gibi gut oluşumuna yatkın hayvanlara devamlı su verilmelidir. Suyun tuz miktarı türe göre ayarlanmalıdır. Kuru gıda yiyen hayvanların su gereksinimi daha fazladır. Doğada yaşayan hayvanların çoğunun yedikleri gıdadan aldıkları sudan başka suya gereksinimleri vardır. Kertenkeleler ilave su gereksinimlerini yağmur sonrası biriken sulardan karşılarlar. Özellikle tropikal tür kertenkeleler için günlük nem miktarı önemlidir.

Protein

Gıdadaki protein oranı kamivor reptillerde % 18-20, herbirvor reptillerde % 11-12 olmalıdır. Amino asit ihtiyacı memelilerdeki gibidir. Reptillerde ayrıca gıdaya histidin de katılmaktadır.

Karbonhidratlar

Kamivor türü reptiller için karbonhidrat gerekli değildir. Kalori ihtiyacı çoğu olguda diyete eklenen karbonhidrattan veya proteinden sağlanır. Timsahlar bazı polisakkaritleri sindiremezler. Kan şekeri gıda alınımından sonra bir hafta süreyle yüksek kalır. Erkek reptillerde
kan glikoz düzeyi çiftleşme mevsiminde yükselir.

Vitamin mineral ve diğer besin maddeleri

Kapalı alanda beslenen reptillerin gıdasına vitamin-mıneral karması ilave edilmelidir. Yılanlar canlı gıda yediklerinden dengeli gıda almaktadırlar. Et ve insekt yiyenlerin gıdasına kalsiyum ilavesi yapılmalıdır. Reptil gıdasına lahana, bamya ve bitki filizleri eklendiğinde kalsiyum ve A vitamini ilavesi yapılmış olur. Güneş ışığım direk görenlerde ve canlı gıda yiyenlerde vücuttaki dt, vitamini düzeyi yeterli olur. Uzun süre yeşil ot yenilmesi guatrojenik etki yapar. Akuatik kaplumbağalar A vitaminini oluşmaya hazır şekilde diyetlerindeki canlı materyalden sağlarlar. Herbirvor kaplumbağalar bol karoten alırlar ve karoteni vücutlarında A vitaminine çevirirler. Kutu kaplumbağaları meyve ve insekt gibi A vitamininden eksik gıdalarla beslenirler. C vitamini reptil böbreğinde sentezlenir.

REPTÎLLERÎN BESLENMESİ

Reptiller doğal yaşamlannda yemeye alışkın oldukları gıdaları tercih ederler. Bazıları alışkın oldukları gıdadan başka bir şey yemezler. Bu nedenle özellikle genç reptillere ilk beslemede değişik gıdalar sunmak gerekir.

Kaplumbağa ve bazı kertenkeleler kırmızı ve sarı renkli gıdaları tercih ederler. Reptillerin beslenme alışkanlığına çevrenin sıcaklığı ve nemi, ışık kaynağı, barınaktaki hayvan yoğunluğu ve verilen gıda etkilidir. Reptillere un kurdu, kırmızı balık, küçük çekirge, tavşan, rat ve fare gibi gıdalar verilir. Bu besleme tarzında canlı gıda ile birlikte gerekli tüm besin gereksinimi reptilin vücuduna girmiş olur. Tavşan, fare ve rat gibi gıdalar canlı veya öldürülmüş olarak verilebilir. Gıda olarak canlı veya öldürülmüş tüm hayvan ile beslemede verilen gıdanın kalitesi önemlidir. Canlı gıdalardan reptile parazit bulaşabilir. Canlı gıdanın dondurulması parazit yükünü azaltır. Öldürülmüş canlı gıdalar kalın plastik torbalar içinde dondurulmalı ve bekleme süresi 6 ayı geçmemelidir. Gıda plastik torba içinde dondurulursa suyunu kaybetmez ve reptil için önemli bir su kaynağı olur. Canlı gıda verilerek beslenenlere farklı türden canlı gıda sunulması reptilin gıda ihtiyacının daha dengeli şekilde sağlanabilmesi açısından önemlidir. Yılanlara genellikle tek tür canlı gıda verilmektedir.

Sebzelerin çoğunda kalori, protein ve kalsiyum yetersiz düzeydedir. Böcek ve tırtıllarda kalsiyum ve diğer bazı vitamin ve mineraller yetersiz miktarda bulunur bunlarla beslenen reptillerin gıdasına vitamin-mineral karması ve kalsiyum fosfor dengesini sağlamak için kalsiyum ilave edilmelidir. Reptile gıda olarak verilecek insektler bitki ve tane gıda karışımıyla beslenmelidirler. Tırtıllar reptillere verilmeden önce bir kutu içinde vitamin-mineral tozu ile çalkalanmalıdır.

Amerika'da reptiller için hazırlanmış dondurulmuş, kurutulmuş, konserve veya pelet şeklinde üretilmiş hazır gıdalar bulunmaktadır. Yalnız bu hazır gıdaların içeriklerinin iyi incelenmesi gerekir.

Kertenkeleler türlerine göre insektivor, karnivor, omnivor veya herbirvordur. însektivorlar un kurdu veya çekirge yerler, însektlenn gıdasına kertenkeleye sunulmadan önce %8 kalsiyum karbonat eklenir.

Bu şekilde iki gün beslenen insektin bağırsağı kalsiyumla dolar. Büyük insektivor kertenkeleler fare yavrusu yiyebilir. Karnivor kertenkeleler fare ve rat yavrusu, erişkin rat, civciv ve yumurta yerler. Omnivor kertenkeleler insekt, vertebralı canlı gıda ve sebze yerler. Herbirvor kertenkeleler bitki temelli diyetle beslenirler. Herbirvorlarda bağırsakların arka kısmı bitkileri fermente edebilir. Kolon ve sekumdaki mikroorganizmalar bitki liflerim sindirirler.

Timsahlar rodent, tavuk, balık ve et temelli gıdayla beslenirler. Bu gıdaların dönüşümlü olarak verilmesi önerilmektedir. Diyeti esas olarak balıktan oluşanlara verilecek balığın üç ayrı cinsten olması ve gıdaya her kilogram balık basma 25-30 mg tiamin ve 100 iu E vitamini katılması gerekir. Timsahlar diyetlerindeki oran %20'yı geçmemek üzere karbonhidratlı gıda yiyebilirler.

Yılanlar çoğunlukla vertebralı veya vertebrasız canlı gıda yerler. Birkaç tür yumurtayla beslenirler. Yılanlara fare yavrusu, civciv, hamster, rat, tavuk, ördek ve tavşan verilir. Hayvanat bahçelerinde dondurulmuş gıda kullanılır. Gıda verilmeden önce eritilir. Verilecek canlı gıdanın büyüklüğü yılanın yutabileceği kadar
olmalıdır. Yılan gıdayı yedikten sonra üç gün ele alınmamalıdır. Bir çok yılan türü 1-2 haftada bir beslenir. Büyük ve daha az aktif yılan türleri 4 haftada bir beslenebilir. Anorektik yılanlara gıda yumurta akı ile sıvanıp yutturulabilir veya gıda hemojenize hale getirilip sondayla verilebilir.

Tatlı su kaplumbağaları esas olarak hayvansal gıda tüketirler. Bazen bitkisel gıda da yerler. Kaplumbağalar için üretilmiş hazır gıdalar da vardır. Ticari hazır gıdalar %30-50 protein içerirler. Omnivor olan türler proteinin yanında meyve ve sebze de yerler. Omnivor ve kamivor kaplumbağalar için örnek bir diyette; su 272g, jelatin 34g, mısır yağı lig, ıspanak 23g, pişmiş tatlı patates 23 g, vitamin/mineral 5g, kaplumbağa peleti 50g ve l gram gıda için 50 ünite E vitamini bulunmalıdır. Bu karışımda %47 protein, %14 yağ, % 1.5 kalsiyum, %0.55 fosfor ve l kg gıdada 10.000 iü A vitamini, 1000 iü 03 vitamini, 279 iü E vitamini ve 280 mg C vitamini bulunur. Kara kaplumbağaları herbirvordur ve herbirvor kertenkeleler gibi sağlıklı bağırsak fizyolojisi için bitki tüketmelidir. Bitki lifinin mikrobiyel fermantasyonu kaplumbağaya önemli besin sağlar. Peletle beslenen küçük kaplumbağalar da bitki liflerim sindirebilirler. Küçük kaplumbağalar daha sık beslenmelidir. Büyük kaplumbağalar pelet yem ve alfa alfa otu yerler. Bunların gıdalanna brokoli, yeşil fasulye, lahana ve havuç eklenebilir. Gıdalanna meyve ve sebze eklenenlere ayrıca vitamin/mineral verilmesine gerek yoktur. Kaplumbağalara balık yanında köpek veya kedi maması verilebilir. Esas olarak balıktan yapılmış kedi maması da kaplumbağa için iyi seçimdir. Barınaklarında kalsiyum ve mineral içeren taşların bulundurulması yararlı olur.

Anorektik reptillere zorla gıda verilmeden önce oral, enteral, s.c. veya i.p. sıvı-elektrolit verilmesi hiperürikeminin meydana gelmemesi bakımından önemlidir. Kaplumbağalara verilecek sıvı miktarı vücut ağırlığının %2-3'ünü geçmemelidir. Kertenkele ve yılanlara 10-20 mi/kg canlı ağırlığı dozunda sıvı oral verilebilir. Bu uygulama stresli oluyorsa veya regurgitasyon şekillenirse sıvı karın içi verilir. Yalnız reptillerde fonksiyonel bir diyaframa bulunmadığından sıvı fazla miktarda verildiğinde akciğerin kapasitesi azalır. Beslenme bozukluğu olan ve açlık çeken reptillerdeki görünüm dehidre reptillerinkine benzer. Deri altı dokusunun kaybı, kemiklerin dışarı çıkması, derinin kuru ve vücuttaki girintilerin çökmüş görünümü fark edilir. Böyle hayvanlara başlangıçta zorla Hilis' canine/feline a/d diyet verilir. Bu diyette amino asitler, mineraller, kolay sindirilebilir gıdalar ve %8.5 protein vardır ve anorektik reptilde ürik asit düzeyinde hafif artışa neden olur. Zorla besleme için kaplumbağanın ağzı forsepsle açılır. Kara kaplumbağalarında ağızın parmaklarla açılması olasıdır. Su kaplumbağalarının çoğunda ağız zorla açılabilir fakat bazı sinirli türler bu işlem sırasında ısırabilir. Diyet gıda küçük tür reptillere 7-14 günde bir 30 mi/kg dozunda üretral tüp veya beslenme iğnesi ile verilir. Uzun süredir dehidre olanlarda laktatlı ringer veya pediyatrik oral elektrolit solüsyonu ile sulandınlarak uygulanır. Herbırvor reptillere ticari tavşan diyeti laktatlı ringer veya pediyatrik oral elektrolit solüsyonu katılarak 30 mi/kg canlı ağırlığı dozunda birkaç günde bir zorla yedirilir. Zorla besleme bir kez uygulandıktan sonra kertenkele ve yılanlara üzerlerine yumurta akı sürülüp kayganlaştırılmış canlı gıdalar zorla yutturulur. Anorektik reptillerin barınağında çevre sıcaklığı, ışık ve nem optimal düzeyde olmalıdır.

TUTMA

Kertenkelelerin çoğu omuzlannın yakınmdan baş ve işaret parmaklarıyla tutulurken, vücutları diğer parmaklarla nazikçe çevrelenir, ağızlanna örtü örtülür. Kertenkeleler tutulduklarında kuyruklarım pelvik çukura gizlerler. Küçük yapılı kertenkeleler daha nazik tutulmalı, mümkünse ele alınmadan gözlem yapılmalıdır. Yeşil iguana gibi büyük kertenkelelerin keskin tırnakları vardır. Bu nedenle eldiven kullanılarak tutulmalıdır. Bazı kertenkelelerin çeneleri çok kuvvetli olduğundan baş gerisi ve pelvik girintiden birlikte tutulmalıdır. Büyük kertenkeleler kuyruk savurduklarından kertenkeleyi tutan kişi kuyruğu koltuk altına sıkıştırmalıdır.

Küçük zehirsiz yılanlar bir elle başın gerisinden diğer elle vücudundan tutularak kontrol edilir. Saldırgan yılanlar başlannın gerisinden bir çengelle sıkıştırılır. Daha büyük yılanların başlarına örtü ve yastık, vücutlarına kilim örtülür ve istenen bölge açılarak gerekli uygulamalar yapılır. Zehirli yılanlar daha dikkatli tutulmalıdır ve antivenin hazır bulundurulmalıdır. Zehirli yılanın başı pleksiglass tüpler içinde tutulmalıdır. Bu amaçla yılanın içinde dönemeyeceği kalınlıkta tüp bir araç yardımıyla yılana doğru yaklaştırılır. Yılan tüpe girince yakalanır.

Kaplumbağalar kabuklarından tutulur. Birçok kaplumbağa türü agresiftir ısırabilir. Kaplumbağaların başı mandibula gerisinden boyun ileri doğru uzatılarak tutulur. Bu şekilde baş ve boyun muayenesi, besleme, ilaç ve sıvı uygulamaları yapılabilir. Muayene edilebilmeleri ve gerekli uygulamaların yapılabilmesi için büyük kaplumbağalarda sakinleştirici ilaçlar kullanılmalıdır, daha küçük kaplumbağaların önce üzerine ağ sonra basma örtü örtülür, ağızlanna bant yapıştırılır. Büyük kaplumbağaları tutmak için birden fazla insana ihtiyaç vardır.

CİNSİYETİN BELİRLENMESİ

Yılanlarda cinsiyetin belirlemesi için kloakaya yuvarlak ve kayganlaştırılmış prob sokulur. Prob dişilerde laterale doğru 2-4 pul boyunda ilerlerken, erkekte 8-12 pul kadar ilerler.

Kertenkelelerin bazı türleri sexuel dimorfizm gösterir. Sexuel dimorfizm göstermeyen kertenkelelerin erkeklerinde vent kaudalden sıkıldığında penis dışarı doğru çıkar. Bazı türlerde kuyruk altından vent içine tuzlu su enjekte edildiğinde penis irkilir ve ventten dışarı çıkar. Erkek kertenkele daha renklidir, vücudu geniştir ve arka bacak içinde femoral bezler vardır.

Erkek kaplumbağalarda penis kloakanın digital palpasyonu ile belirlenir. Erkek kaplumbağanın kuyruğu dişiden daha uzundur. İris erkekte kırmızı, dişide kahverengindedir. Semiakuatik türlerde erkeğin pençeleri daha küçük ve uzundur. Erkeklerde arka bacaklarda mahmuz vardır. Kabuğun şekli erkeklerde konkav, dişilerde yassıdır.

kaynak: Prof. Dr. Arif KURTDEDE reptil hastalıkları ankara /2001